YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27621
KARAR NO : 2016/8850
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Sanığın ve suç a sürüklenen çocuğun mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mağdur … …’un “epidural hematom” oluşacak şekilde yaralanmış bulunması ve bu yaralanmanın yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte bulunduğunun bilinmesi karşısında, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmaması sonuca etkili görülmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’a yüklenen suçlar için yasada öngörülen hapis cezasının, alt haddinin, beş yıl bulunmasına göre, 5271 sayılı CMK’nun 196/2.maddesi gereğince istinabe suretiyle sorgularının yapılamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-Mağdur … … hakkında … Devlet Hastanesince verilen 17/08/2010 tarihli raporda, skalpte sabit ize neden olduğunun belirtilmesi karşında, mağdurun bu yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı olayın üzerinden altı ay geçtikten sonra alınacak Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla belirlenerek, sonucuna göre, suça sürüklenen çocuk … hakkındaki temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Mağdur …’nun, tüm aşamalarda, sanık …’in kendisine sopayla vurduğunu iddia etmesine, katılanın yüzünde kesi oluşacak şekilde yaralanmış bulunmasına göre, meydana gelen yaralanmanın niteliği nazara alınarak, fiilin silahla işlendiği 5237 sayılı TCK’nun 86/3-e. 87/1-son-2.cümlesi maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek sanık … hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
4-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanık …’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 07/04/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.