YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19192
KARAR NO : 2016/6207
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine; HUMK’nun 438. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin tüm taahhütleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalının kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini belirterek; ortaklığın tespitine, tasfiyesine ve kar payının dağıtılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olduğundan iş mahkemesinin görevli olduğunu, davanın ticari dava olarak kabul edilmesi halinde ise ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görev ve yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının kabulü de dikkate alınarak, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, başvuru halinde dosyanın yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkeme görevli olup olmadığını (davanın her safhasında) kendiliğinden inceler, görevsiz olduğu kanısına varırsa görevsizlik kararı verir. Yine taraflar da davanın her safhasında görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazında bulunulmuş ise mahkeme evvela görevli olup olmadığını inceleyip karara (ara kararı ile) bağlamalıdır.
Yetki ise, bir davaya hangi yerdeki görevli hukuk mahkemesi tarafından bakılabileceğini belirler. Davada görev ve yetki itirazı birleştiği takdirde, önce görev meselesinin çözülmesi gerekir. Çünkü yetkisizliğe ilişkin ilk itirazı halledecek mahkeme, esas davayı görmeye yetkili olan mahkemedir.
Somut olayda; davacı, aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğunu belirterek ortaklığın tespiti, tasfiyesi ve kar payının tarafına verilmesini talep etmiş, davalı ise aralarında işçi-işveren ilişkisi olduğunu belirterek iş mahkemesinin görevli olduğunu, davanın ticari dava olarak kabul edilmesi halinde ise ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görev ve yetki itirazında bulunmuştur.
Bu bağlamda, mahkemece önce görev itirazı incelenip, görev itirazının reddine yada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görev konusunda herhangibir değerlendirme yapılmaksızın yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.