YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7692
KARAR NO : 2016/320
KARAR TARİHİ : 25.01.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu görevli mahkemenin de asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların davalıdan araç kiralayıp güvence olarak senet verdiklerini, süre sonunda aracın teslim edilip, kira bedelinin de ödendiğini, davaya konu bono istendiğinde davalının bonoyu teslim etmeyip davacıların önünde bir bono yırtıp çöpe attığını ancak davalının daha sonra davaya konu bonoyu icraya koyduğunu ve aslında araç kiralanırken verilen bononun yırtılıp atılmadığının anlaşıldığını belirterek takibe konu bonodan dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespiti isteminde bulunmuştur. Davalı bononun borç ilişkisinden kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu görevli mahkemenin de asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de HMK’nın 4. maddesinde ”Sulh hukuk mahkemelerinin, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları” göreceği düzenlenmiş olup, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru değilse de bu yanlışlığın düzeltilmesi için hükmün bozularak yeniden yargılama yapılmasında usul ekonomisi açısından yarar görülmediğinden hükmün 1. maddesinde yazılı Asliye ibaresinin çıkarılarak yerine Sulh ibaresinin yazılmasına hükmün 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 438/7. maddesi gereğince değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 25.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.