Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/8375 E. 2016/1582 K. 02.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8375
KARAR NO : 2016/1582
KARAR TARİHİ : 02.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kiracı … yönünden davanın kabulüne, kefil … yönünden ise 1600-TL tutarın üzerinden itirazın kaldırlmasına karar verilmiş karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçere göre davalı kiracının itirazın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava dilekçesindeki istek kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemidir. Takip talepnamesinde ve dava dilekçesinde tahliye istemi olmadığı halde kararın gerekçesinde tahliyeye karar verilmiş olması doğru değil ise de; kararın bu nedenle bozularak yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden kararın gerekçesindeki “ ve devamına, İİK.nun 269/a maddesi uyarınca da davalı-kiracı …’ın dava konusu taşınmazdan (kiralanandan) tahliyesine ve” sözlerinin gerekçeden çıkarıltılmak suretiyle davalı kiracı hakkındaki kararın gerekçesinin düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı kefil … hakkındaki temyiz ve itirazlara gelince; İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı … sözleşmeyi kefil olarak TBK.nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 01.02.2013 tarihinde imzalamıştır. TBK.nun kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Takibe konu kira sözleşmesinde TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığından kefalet sözleşmesi geçersizdir. Bu durumda mahkemece itirazın kaldırılması isteminin davalı kefil … yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/kiracı … hakkındaki kararın gerekçesinin düzeltilmesine, kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kefil …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına, 02.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.