Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/2494 E. 2016/5917 K. 18.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2494
KARAR NO : 2016/5917
KARAR TARİHİ : 18.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2012 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden 2004 doğumlu .. isminde bir çocuklarının olduğunu, davalı (koca)nın müvekkiline şiddet uyguladığını ceza aldığını,en son davalının müvekkilini ve müşterek çocuğu…dan…a getirerek otogarda bıraktığını,davacının müşterek çocukla birlikte baba evine sığındığını,davalı kocanın davacı ve müşterek çocuk için maddi destekte bulunmadığını, davacının ev hanımı olduğunu ve herhangi bir gelirinin bulunmadığını ileri sürerek, davacı için 750,00 TL, müşterek çocuk Aysima için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.250,00 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen nafakaları ödeme gücünün olmadığını, bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu, davacı kadın ve müşterek çocuğun maddi açıdan katkıya muhtaç oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı için dava tarihinden itibaren aylık 175,00 TL, müşterek çocuk… için dava tarihinden itibaren aylık 125,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı MK.nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetime ilişkin önlemleri alır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dinlenen tanık beyanlarından davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu dolayısıyla davacı kadın ve müşterek çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; Türk Medeni Kanunu’nda eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacakları hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin “ekonomik güçleri” ile müşterek yaşam sırasında davalının eşine sağlamış olduğu yaşama düzeyi dikkate alınmalıdır.
Mahkemece; yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ile;davacının ev hanımı olup gelirinin bulunmadığı, müşterek çocukla birlikte babasının evinde yaşadığı, davalının ise kepçe operatörü olup ,asgari ücret düzeyinde geliri bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, mahkemece davalı eşin yaptırılan kolluk araştırması ile kepçe oporatörü olup, aylık asgari ücret düzeyinde geliri olduğu belirtilmişse de, mahkemece ilgili meslek odasından, davalının kepçe oparatörü olarak, ortalama aylık kazancının ne olabileceği araştırılıp, sosyal ve ekonomik durumu yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş; davalının sosyal ve ekonomik durumu yeterince araştırılarak, ilgili meslek odasından davalının kepçe operatörü olarak ortalama aylık kazancının ne olabileceği araştırılıp, hasıl olacak sonuca göre davacı kadın ve müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda nafaka takdiri yoluna gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.