Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/6362 E. 2016/3053 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6362
KARAR NO : 2016/3053
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen dava kira ve kira kaybı alacağına ilişkindir. Mahkemece bozma sonrasında asıl davada kira alacağı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.300 USD kira alacağı ve 3.960 USD makul süre kira alacağının davalı kiracıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve davacı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davada davacı vekili ve davalı vekilinin mahkemece hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verdiği kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 3.10.2007 tarihli davasında 2005 yılı 9 ve 10.ayları kirasının toplam 120 Dolar eksik ödendiğini, yine 2006 yılı 8, 9 ve 10.aylar kiralarının hiç ödenmediğini, bu ayların kiraları nedeniyle 1.386 Dolar alacakları bulunduğunu, öte yandan taşınmaz erken tahliye edildiğinden ve kiralanamadığından bir yıllık kira bedeli olarak da 7.194 Dolar alacaklı olduğunu, toplam alacaklarının 8.700 Doları bulduğunu belirterek bu miktar alacaklı olduklarının tespiti ile bu miktardan şimdilik 300 Dolar’ın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili asıl davadaki talebini 2005 yılı Eylül, Ekim ayı eksik ödenen kira bedeli 120 USD, 2006 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ayları ödenmeyen kira alacağı için şimdilik 86 USD, makul süre kira alacağı için şimdilik 94 USD olarak açıklamıştır. Davacı vekili ek dava niteliğindeki birleşen dava dilekçesinde; makul süre kira alacağı için 7.000 USD, 2006 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ayalrı için ödenemeyen 1.300 USD talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece bozma sonrasında 2005 yılı Eylül, Ekim aylarına ait eksik ödenen 120 ABD doları ve 2006 yılında ödenmeyen 8-9-10 aylara ait ödenmeyen kira bedelleri olan 94 ABD dolarına ilişkin davası bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bu konularla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada 2006 yılı 8-9-10 aylara ait kira parasının tahsili için açmış olduğu davasının kabulü ile, 1.300 USD, makul süre kira alacağı yönünden 3.960 USD’nin tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizin 08.03.2012 gün ve 2011/14591 Esas, 2012/3725 Karar sayılı bozma ilamında kira alacağına ilişkin kısmın kapsam dışında olduğu, ödenmeyen kira alacağına yönelik onama veya bozma kararı olmadığı, bozma ilamının makul süre kira alacağına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl davadaki 2005 yılına ait eksik ödenen 120 USD, 2006 yılında ödenmeyen 8-9-10 aylara ait ödenmeyen kira bedelleri olan 86 USD yönünden asıl davanın kesinleştiğinden bahsedilemez. Ayrıca Mahkemece asıl davada 2006 yılında ödenmeyen 8-9-10 aylara ait ödenmeyen kira bedelleri olan 86 USD yerine 94 USD yazılması da doğru değildir. Bu durumda Mahkemece asıl davada 2005 yılına ait eksik ödenen 120 USD, 2006 yılında ödenmeyen 8-9-10 aylara ait ödenmeyen kira bedelleri olan 86 USD yönünden infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmaması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davanın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca asıl davada kira alacağına yönelik hükmün BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.