YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12765
KARAR NO : 2016/6090
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilinin…ilçesi,… nolu tarla vasfındaki taşınmazda bulunan evinden şalteri kapatarak ayrıldığı halde, 27.10.2011 tarihinde evinin yandığını, yangının evin çatısından başladığını, yangının sebebinin elektrik hattındaki kısa devre olduğunu, evin elektrik tesisatının projeli olup kaçak akım rolesinin bulunduğunu, davalıca yapılan kontrollerden sonra eve elektrik verildiğini; yangına sebebiyet veren elektrik hattının güvenliği ve denetiminden davalı kurumun sorumlu olduğunu; yangın sebebi ile binada 41.493,74 TL, ev içindeki eşyalarda 4.000,00TL, elektrik tesisatında 2.000,00 TL zararının oluştuğunu; olay sebebi ile üzüntü duyduğunu, manevi olarak yıprandığını belirterek; 10.000 TL manevi tazminat ile 47.493,74 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını; elektrik direklerinin bakım ve onarımını yüklenici firma olan .. …’ye devrettiklerini, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; yangının meydana geldiği elektrik direklerinin ve hattının mülkiyetinin, bakım ve onarımının davacıya ait olduğunu, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yangının dam direğinden sayaca giden çatıda bulunan kolon hattındaki kısa devreden kaynaklandığını; davalının, bu noktada bakım ve onarım yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davacının, davalı … şirketinin mesken elektrik abonesi olduğu; davanın, davalı şirkete ait elektrik hatlarından kaynaklandığı ileri sürülen yangın nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.
Hal böyle olunca, mahkemece; re’sen gözetilmesi gereken ve kamu düzenine ilişkin olan görev konusu üzerinde durularak, 4077 sayılı Kanunun 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde o yerde Tüketici Mahkemesi bulunması halinde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi; aksi halde Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla davanın görülmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, şimdilik davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.