Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12811 E. 2016/6820 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12811
KARAR NO : 2016/6820
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki murazanın giderilmesi ve menfi tesbit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirkete elektrik abonesi almak üzere müracaatta bulunduğunu, ancak davalı şirketin daha önce orada kiracı bulunan…’ın 10000006070 ve 10000006080 numaralı abonesinin borcu bulunduğu gerekçesiyle abonelik talebini yerine getirmediğini, davalı tarafından müvekkiline abonelik verilmemesinin hiçbir hukuki ve yasal dayanağı bulunmadığını, talep edilen elektrik borcunun müvekkili ile hiçbir alakası bulunmadığını, davaya konu borçlar için… aleyhine … 2.İcra Müdürlüğünün 2012/814 Esas – … 1. İcra Müdürlüğünün 2014/1300 Esas – … 2. İcra Müdürlüğünün 2013/6634 Esas – … 3. İcra Müdürlüğünün 2014/137 Esas sayılı dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, Elektrik Piyasasında Perakende Satış Sözleşmesi Düzenlenmesine dair Tebliğin 4.maddesi gereğince müvekkilinin müracaatından itibaren 3 iş günü içinde abonelik verilmesinin zorunlu olduğunu belirterek; 203.774,92.-TL’lik borçtan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından müvekkiline elektrik aboneliğinin tesis edilmesine ve muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne,…’a ait 10000006070 ve 10000006080 nolu elektrik aboneliğinden dolayı kalan bakiye borç olan 203.774,92.-TL borçtan davacının sorumlu tutulamayacağına, davalı yanın davacı tarafından usulüne uygun olarak talep ettiği elektrik aboneliğinin tesisi suretiyle oluşan muarazanın giderilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesi uyarınca; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez,” yasal düzenlemesini içermektedir.
Avukatlık Ücret Tarifesinin 3.Kısmında “Yargı yerleri ile icra ve iflas dairelerinde yapılan ve konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlara ödenecek ücret” ilk 30.000.00 TL için %12 , sonra gelen 40.000 TL için %11, sonra gelen 80.000 TL için %8, sonra gelen 250.000 TL için %6 olarak belirlenmiştir. Mahkemece davacı yararına vekalet ücreti takdir edilir iken anılan düzenlemeye uyulmaması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından hükmün 5.fıkrasında yeralan; “…1.500.00 TL maktu vekalet ücretinin…” ifadelerinin çıkarılarak yerine “…17.617,00 TL nisbi vekalet ücretinin…” ifadelerinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.