YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24502
KARAR NO : 2014/31253
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Kasten yaralama suçundan sanıklar … ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-b, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair Nazilli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/02/2011 tarihli ve 2010/897 esas, 2011/92 sayılı karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2011 tarihli ve 2011/106 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 05.05.2014 tarih ve 2011/8847 – 30074 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.05.2014 tarih ve 2014/173018 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adli para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılap kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, gerek Türk Ceza Kanunu ve gerekse özel kanunlardaki tüm suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu, bu zarardan somut ve hakimin basit bir araştırmasıyla tespit edebileceği bir zararın amaçlandığı, katılan ve mağdurun bir tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği, karara katılan tarafından itiraz edilmediği gibi sanıklardan …’nun adli sicil kaydındaki ilamın adli sicilden silinme koşullarının oluştuğu gözetilmeden, sanıkların zararını karşılamadıkları ve şartları oluşmadığı biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100; 10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanıklar … ve …’nun katılanlara karşı işledikleri eylem neticesinde katılanların basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları; bununla ilgili katılanlar tarafından sarf edilen en azından hastaneye gidip gelme ve masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir çaba sarf edilmediği,; sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmamasına yönelik mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden; Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek; kanun yararına bozma talebinin REDDİNE; 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.