YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20232
KARAR NO : 2016/4869
KARAR TARİHİ : 25.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan açılmış dava bakımından zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1)Sanık … hakkında zincirleme şekilde nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal ve sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlanının incelenmesinde;
Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi uygulanan konut dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından suç tarihinin eylemin ikinci defa işlendiği 16.07.2011 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan …Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/5 E-32 karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin ise 06.06.2011 olmasına göre konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili hükümde 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanmaması gerektiği yönündeki tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … müdafinin, sanık …’un ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
A) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan …Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/5 E – 32 karar sayılı tehdit suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilamının bu suçun işlenmesinden sonra 06.06.2011 tarihinde kesinleşmiş olmasına göre, suç tarihi itibariyle henüz kesinleşmemiş olduğundan 5237 sayılı TCK’nin 58/1 maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
B) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.