YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33637
KARAR NO : 2016/4920
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın olay tarihinde, müştekinin garson olarak çalıştığı restaurantta müşterilerle tartıştığı, müştekinin diğer restaurant çalışanları ile birlikte sanığı dışarı çıkardıkları esnada sanığın aniden dönerek müştekinin gözüne vurduğu ve müştekiyi sol gözünün kaybına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla, suçun işleniş biçimine, suçun işlendiği yer ve zamana, müştekide meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığına göre alt sınırdan makûl ölçüde uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekir ise de, adalet duygularını zedeleyecek ve 5237 sayılı TCK’nin 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
2) Müşteki hakkında, olaydan sonra … Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.04.2014 tarihli genel adli muayene raporunda “sol üst göz kapağında kesi…” olduğunun bildirilmesi, müştekinin de 09.07.2015 tarihli celsedeki “…Doktorlar bana gözümdeki yaralanmanın yumrukla olmasının zor olduğunu belirttiler, bende gözüme yumruk isabet ettiğinde gözümün içerisinde sert bir cisim hissettim, ancak ne olduğunu görmedim…” şeklindeki anlatımları karşısında, müştekinin tüm adli raporları ile tedavi evrakının temin edilip Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek, söz konusu yaralanmanın herhangi bir kesici, delici veya bereleyici cisim kullanılmadan yumrukla vurulması sonucu meydana gelmesinin mümkün olup olmadığı hususunda aldırılacak raporun sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın, garsonların kendisini dışarıya çıkardıklarını ve kendisine hakaret ettiklerini, kendisine vuracaklarını zannedip eylemini gerçekleştirdiğini savunması karşısında, işyerinde olay tarihi itibariyle çalışan ve olayla ilgili bilgisi olan kişiler tespit edilip dinlenilerek ve olayın çıkış nedeni araştırılarak sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarıca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.