Danıştay Kararı 13. Daire 2016/2747 E. 2021/348 K. 28.01.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/2747 E.  ,  2021/348 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/2747
Karar No:2021/348

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Televizyon Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “… ” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 20/04/2015-22/04/2015 tarihleri arasındaki yayınlar nedeniyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 14. maddesinin 2. fıkrasının ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun’un 32. maddesinin 6. fıkrası uyarınca “lisans türüne uygun yayın yapması ya da lisans türünü değiştirmesi” gerektiği konusunda uyarılmasına; 10. maddenin 4. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle de 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 13.601,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … no.lu kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce; davacı şirketin yayın lisans türünün “genel yayın” lisansı olduğu, 20/04/2015-22/04/2015 tarihlerindeki yayınların hergün 06:00-24:00 saatleri arasındaki bölümünün %70’inden fazlasının Dr. … ‘a ait ürünlerin ticari satışına ilişkin yayınlara ayrıldığı, böylece genel yayın lisansına aykırı yayın yapıldığının anlaşıldığı, bu itibarla, 6112 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 2. fıkrasının ihlâli nedeniyle, davacının, lisans türüne uygun yayın yapması ya da lisans türünü değiştirmesi gerektiği konusunda uyarılmasına ve 10. maddenin 4. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle de 13.601,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu yaptırımlara ilişkin herhangi bir somut tespit bulunmadığı, tekerrüre esas alınan Kurul kararının kendilerine tebliğ edilmediği, hiçbir bildirim yapılmaksızın idarî para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket “Genel Yayın Lisansı”na sahip olup davacı şirkete ait “… ” logosuyla yayın yapan televizyon kanalının 20/04/2015-22/04/2015 tarihleri arasındaki yayınlarının hergün 06:00-24:00 saatleri arasındaki bölümünün %70’inden fazlası Dr. … ‘a ait ürünlerin ticari satışına ilişkin yayınlarına ayrıldığı, böylece davacı yayın kuruluşu tarafından genel yayın lisansına aykırı yayın yapıldığı tespit edilmiştir.
Bunun üzerine, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … no.lu kararıyla, davacı şirketin söz konusu yayınlarla, 6112 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 2. fıkrasını ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun’un 32. maddesinin 6. fıkrası uyarınca “lisans türüne uygun yayın yapması ya da lisans türünü değiştirmesi” gerektiği konusunda uyarılmasına; 10. maddenin 4. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle de 32. maddenin 2. fıkrası uyarınca 13.601,00-TL idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiş, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Hükmî şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12. maddesinde, “Hükmî şahıslara tebliğ, salâhiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.”; “Hükmî şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13. maddesinde, “Hükmî şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 21. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olmaları durumunda tebliğin, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı; 2. fıkrasında, ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibarıyla tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği; 3. fıkrasında ise, tüzel kişilerin orada hazır bulunan memur ya da müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişiler adına tebliği almaya yetkili kişilerin orada bulunmadığının tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirketin uyarılmasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2-Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirkete “idarî para cezası” verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı yönünden;
Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, hükmî şahıslara yapılacak tebligatın öncelikle hükmî şahsın yetkilisine yapılması, yetkili kişinin bulunmaması veya evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise memur ve müstahdemlerine tebligat yapılması gerekmektedir. Ancak, memur ve müstahdemlere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin iş yerinde bulunamaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesi zorunludur.
Uyuşmazlıkta, davacı şirkete verilen idarî para cezasında tekerrüre esas alınan Üst Kurul’un … tarih ve … sayılı “uyarı” yaptırımı uygulanmasına yönelik kararının davacı şirkete tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı şirket tarafından da söz konusu “uyarı” yaptırımından dava konusu Kurul kararıyla haberdar olunduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu idarî para cezasında tekerrüre esas alınan “uyarı” yaptırımının usulüne uygun bir şekilde davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği açıklığa kavuşturulmadan, eksik inceleme ile verilen davanın reddine yönelik Mahkeme kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacı şirketin uyarılmasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirkete “idarî para cezası” verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.