Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/2703 E. , 2021/347 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/2703
Karar No:2021/347
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Radyo Televizyon ve Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üst Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirkete ait “… ” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 15/01/2015-17/01/2015 tarihleri arasındaki yayınlar nedeniyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 14. maddesinin 2. fıkrasının ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun’un 32. maddesinin 6. fıkrası uyarınca “lisans türüne uygun yayın yapması ya da lisans türünü değiştirmesi” gerektiği konusunda uyarılmasına; 10. maddenin 4. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle de 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 13.601,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan 59 no.lu kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesi’nce; davacı şirketin yayın lisans türünün “genel yayın” lisansı olduğu, 15/01/2015-17/01/2015 tarihlerindeki yayınların hergün 06:00-24:00 saatleri arasındaki bölümünün %70’inden fazlasının Dr. … ‘a ait ürünlerin ticari satışına ilişkin yayınlara ayrıldığı, böylece genel yayın lisansına aykırı yayın yapıldığının anlaşıldığı, bu itibarla, 6112 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 2. fıkrasının ihlâli nedeniyle, davacının, lisans türüne uygun yayın yapması ya da lisans türünü değiştirmesi gerektiği konusunda uyarılmasına ve 10. maddenin 4. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle de 13.601,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu yaptırımlara ilişkin herhangi bir somut tespit bulunmadığı, tekerrüre esas alınan “uyarı” yaptırımına yönelik herhangi bir tebligatın kendilerine ulaşmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket “Genel Yayın Lisansı”na sahip olup, davacı şirkete ait “… ” logosuyla yayın yapan televizyon kanalının 15/01/2015-17/01/2015 tarihleri arasındaki yayınlarının hergün 06:00-24:00 saatleri arasındaki bölümünün %70’inden fazlası Dr. … ‘a ait ürünlerin ticari satışına ilişkin yayınlarına ayrıldığı, böylece davacı yayın kuruluşu tarafından genel yayın lisansına aykırı yayın yapıldığı tespit edilmiştir.
Bunun üzerine, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan 59 no.lu kararıyla, davacı şirketin söz konusu yayınlarla, 6112 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 2. fıkrasını ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun’un 32. maddesinin 6. fıkrası uyarınca “lisans türüne uygun yayın yapması ya da lisans türünü değiştirmesi” gerektiği konusunda uyarılmasına; 10. maddenin 4. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle de 32. maddenin 2. fıkrası uyarınca 13.601,00-TL idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiş, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Hükmî şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12. maddesinde, “Hükmî şahıslara tebliğ, salâhiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.”; “Hükmî şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13. maddesinde, “Hükmî şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 21. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olmaları durumunda tebliğin, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı; 2. fıkrasında, ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibarıyla tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği; 3. fıkrasında ise, tüzel kişilerin orada hazır bulunan memur ya da müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişiler adına tebliği almaya yetkili kişilerin orada bulunmadığının tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirketin uyarılmasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2-Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirkete “idarî para cezası” verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı yönünden;
Davacı şirkete verilen idarî para cezasında tekraren ihlâle esas alınan Üst Kurul’un … tarih ve … sayılı “uyarı” yaptırımı uygulanmasına yönelik kararının davacı şirkete 09/09/2013 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ evrakının bir nüshasının muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
6112 sayılı Kanun’un 47. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun gereğince yapılacak tebligatlar hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Kazaî tebligat” başlıklı bölümünde yer alan 34. maddesinin birinci fıkrasında, kazaî tebligat hükümlerinin adlî ve idarî kaza mercilerince yapılacak tebligat işlerinde uygulanacağı; 35. maddesinde, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usûllere göre tebliğ yapılmış olan kimsenin, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza mercine bildirmeye mecbur olduğu, bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı, adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, (…) daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Belirtilen çerçevede, 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesinin sadece yargı organlarınca yapılacak tebligatlara ilişkin özel hükümler ihtiva ettiği ve mahkemeler tarafından çıkarılacak tebligatlar için uygulanabileceği dikkate alındığında, kazaî bir merci olmayan davalı idarece 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca yapılan “uyarı” yaptırımına ilişkin tebligat geçerli olmadığından, davacı şirkete idarî para cezası verilebilmesi için gereken tekraren ihlâl şartının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu idarî para cezasında tekraren ihlâle esas alınan “uyarı” yaptırımının usulsüz tebliğ edildiği anlaşıldığından, aynı yayın ilkesinin uyarıya rağmen tekraren ihlâl edildiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmının reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, dava konusu Üst Kurul kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmına yönelik davanın reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirkete “idarî para cezası” verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.