Danıştay Kararı 13. Daire 2016/2154 E. 2021/349 K. 28.01.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/2154 E.  ,  2021/349 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/2154
Karar No:2021/349

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Radyo Televizyon ve Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “… ” logosu ile yayın yapan televizyon kanalında 02/09/2013 tarihinde saat 14:56’da yayınlanan “Forman” isimli ürünün tanıtımı ve satışına yönelik ticari iletişim yayını ile 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun’un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “uyarı” yaptırımı uygulanmasına; 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi ile 10. maddesinin 1. fıkrasının tekraren ihlâli nedeniyle de, aynı Kanun’un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 11.886,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan 99 no.lu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce; davacı şirkete ait yayın kuruluşunda 02/09/2013 tarihinde saat 14:56’da yayınlanan “… ” isimli ürünün tanıtımına ve satışına yönelik yayının, toplumun tıbbi tedavi yöntemlerine duyulan güvenini sarsacak, yanıltıcı ve tüketicinin çıkarlarına zarar verici nitelikte olduğu, bunun yanı sıra yetişkin izleyici kitlesini ilgilendiren cinsel içerikli bir ürünün tanıtımına çocuk ve genç izleyicilerin ekran başında olacağı erken saatte yer verilmesinin cinsel kimliği henüz oluşmamış bu kitleyi olumsuz etkileyeceği, ürünün tanıtımında ve ürünün etkinliğini anlatmada kullanılan ifadelerin çocuk ve gençlerin fiziksel, ahlaki ve zihinsel gelişimlerini zedeleyebileceği, ayrıca yayının ticari ürün tanıtımı yapılan reklam/tele-alışveriş niteliğinde olduğu, yayının sesli veya görüntülü hiçbir reklam ibaresine yer verilmeksizin ekrana getirildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu yayında ürün tanıtımı yapıldığına yönelik somut bir tespit bulunmadığı, öncelikle “uyarı” yaptırımı uygulanması gerekirken, hiç bir bildirim yapılmaksızın doğrudan idarî para cezası verildiği, tekerrüre esas alınan “uyarı” yaptırımına ilişkin Kurul kararının tebliğ edildiği iddia edilen … ‘nin şirket çalışanı olmadığı, tebligatın kendilerine ulaşmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait … ” logosu ile yayın yapan televizyon kanalında 02/09/2013 tarihinde saat 14:56’da yayınlanan ticari iletişim yayınında “Forman” isimli cinsel içerikli ürünün gündüz kuşağında çoçukların da izleyebileceği bir saatte tanıtımının yapıldığı, söz konusu yayının sesli veya görüntülü hiçbir reklam ibaresine yer verilmeksizin ekrana getirildiği, böylece 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun’un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “uyarı” yaptırımı uygulanmasına; 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi ile 10. maddesinin 1. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle de 11.886,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı toplantısında alınan 99 no.lu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Hükmî şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12. maddesinde, “Hükmî şahıslara tebliğ, salâhiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.”; “Hükmî şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13. maddesinde, “Hükmî şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 21. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olmaları durumunda tebliğin, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı; 2. fıkrasında, ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibarıyla tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği; 3. fıkrasında ise, tüzel kişilerin orada hazır bulunan memur ya da müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişiler adına tebliği almaya yetkili kişilerin orada bulunmadığının tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-Uyuşmazlık konusu reklam yayınına ilişkin … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası ile … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporlarında, uyuşmazlığa konu reklamın Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendini ihlâl eder nitelikte olduğu kanatinin bildirildiği, söz konusu bilirkişi raporları hükme esas alınarak davaların reddine karar verildiği, … İdare Mahkemesi’nin anılan kararının Dairemizin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görüldüğünden, temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirkete “uyarı” yaptırımı uygulanmasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2-Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirkete “idarî para cezası” verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı yönünden;
Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, hükmî şahıslara yapılacak tebligatın öncelikle hükmî şahsın yetkilisine yapılması, yetkili kişinin bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise memur ve müstahdemlere tebligat yapılması gerekmektedir. Ancak, memur ve müstahdemlere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin iş yerinde bulunamaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesi zorunludur.
Olayda, davacı şirkete verilen idarî para cezasında tekerrüre esas alınan Üst Kurul’un … tarihli ve … sayılı, … tarihli ve … sayılı “uyarı” yaptırımı uygulanmasına yönelik kararlarının … adlı şahsa tebliğ edildiği, ancak davacı şirket tarafından, adı geçen şahsın kendilerinin çalışanı olmadığının ve söz konusu “uyarı” yaptırımlarından dava konusu Kurul kararıyla haberdar olunduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir.
Bu durumda, her ne kadar davalı idare tarafından tesis edilen ve tekerrüre esas alınan “uyarı” yaptırımı şirket çalışanı olduğu iddia edilen … ‘ye tebliğ edilmiş ise de tüzel kişilerin memur ya da müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişiler adına tebliğ evrakını almaya yetkili kişilerin orada bulunmadığı veya evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olduklarının tebliğ mazbatasında belirtilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu idarî para cezasında tekerrüre esas alınan “uyarı” yaptırımının usulüne uygun bir şekilde davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği açıklığa kavuşturulmadan, eksik inceleme ile verilen davanın reddine yönelik Mahkeme kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacı şirkete “uyarı” yaptırım uygulanmasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacı şirkete “idarî para cezası” verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.