Danıştay Kararı 4. Daire 2016/18861 E. 2021/565 K. 28.01.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/18861 E.  ,  2021/565 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/18861
Karar No : 2021/565

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/3,5,6,8 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen Siverek Vergi Dairesi mükellefi … Kimya ve Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükellefi … Yapı İnş. Tanıtım Hizm. Dış Tic. Ltd. Şti hakkındaki tespitlerin adı geçen mükellefin düzenledikleri faturaların sahte olduğunu kabule yeterli olmadığı, davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir emtia ve hizmet alışverişini yansıtmadığı yönünde başkaca hukuken itibar edilebilir nitelikte somut tespitlere yer verilmediği görüldüğünden dava konusu cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların temyize konu mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen … Kimya ve Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda ki tespitlerden şirketin sıvı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti ile iştigal etmek üzere 22/03/2006 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, hakkındaki komisyoncu tarhiyatlarına dava açıldığı, vtr tebliğinden dolayı verilen kabul kararlarının bozulduğu, sonrasında 7143 ten faydalanarak davalardan feragat ettiği, defter ve belge tasdik bilgileri mecvut olduğu, defter ve belgelerin ibrazı istenildiği ancak ibraz edilmediği, 2 ortaklı yapısının bulunduğu, ortaklardan birinin temsilci olduğu, kurum temsilcisine 21/08/2014’te şirketin faaliyetinin icra edildiği adresin neresi olduğu sorulmuş, …Mahallesindeki depoda faaliyetin gerçekleştirildiği bilgisi alındığı, mükellefin bağlı bulunduğu Siverek Vergi Dairesinden alınan bilgiye göre 2010 yılı kdv matrahları toplamının 15.578.569,00 TL olduğu, 2011 kdv matrah toplamı 26.930.224 TL olduğu, 14/11/2011 ve 03/12/2011 tarihli yoklamalarda şirketin sentetik tineri ambalajlayarak satışını yaptığı, ambalajlama ve satış işlemini şube iş yerinde gerçekleştirildiğinin şirket müdürü tarafından ifade edildiği, kurumlar vergisi beyanlarının olduğu, 1 veya 2 işçi çalıştırdığı, tahakkuk eden vergilerin ödenmediği, 2009 vergilendirme döneminde 6.808.306- TL satım bildirilmiş, mükelleften ilgili dönemde alış bildiren mükelleflerin beyanının 4.384.297-TL olduğu, mükellefin 8.513.384-TL alım bildirimine karşı mükellefe mal ve hizmet satışı yaptığını bildiren mükelleflerin 7.108.639-TL satım bildirildiği, kayıtlı aracının bulunmadığı, 17/09/2013 tarihli yoklamda adreste bilinip tanınmadığı, Cumhuriyet Savcılığının yazılarına göre firma tarafından düzenlenen sevk irsaliyesinde yapılan incelemede Gaziantep şubesinden siverek merkeze götürmek üzere 19.160 kg sentetik tiner maddesini tankerle sevk ettiği, ancak tankerin yapılan araştırmalarda ve fiziki takibinde firmanın adresine gitmeyerek organize suç örgütünün işlettiği akaryakıt istasyonuna boşaltıldığı ve yine buna benzer durumlar olduğu, alışlarının büyük çoğunluğunun hakkında olumsuz tespitler bulunan mükelleflerden olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, Bs formlarında çok sayıda ve yüksek tutarlı faturalar beyan etmesine karşın, adına kayıtlı aracı, bulunmayan, defter ve belgelerini ibraz etmeyen, vergi borçlarını ödemeyen şirketin düzenlediği belgelerin de gerçek mal teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen … Yapı İnş. Tanıtım Hizm. Dış Tic. Ltd. Şti …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda yer alan, şirketin inşaat malzemeleri ticareti işi ile uğraştığı, 17/09/2009 tarihinde ortak ve unvan değişikliğinin olduğu, defter tasdik bilgisinin olmadığı, fatura bastırdığı, davacı şirket adına düzenlenen faturaların bastırılan faturalar arasında yer almadığı, iş yeri adresinde yapılan 26/07/2006 tarihli yoklamada iş yerinin 20 m² olduğu, işçisinin olmadığı, faaliyetinin grafik tasarım, bilgisayar teknik destek ve reklam organizasyonu olduğu, 23/01/2008 tarihli yoklamada nakil gittiği, 04/10/2007 tarihli yoklamada iş yerinin 30 m² olduğu, işçisinin olmadığı, 09/10/2009 tarihli yoklamada iş yerinin 120 m² olduğu, iki şirketin beraber kullandıkları, 2 işçinin, şubesinin olduğu, 100.000,00 TL tutarında yapı malzemesinin olduğu, 31/03/2010 tarihli yoklamada faaliyete devam ettiği, 20 işçisinin olduğunun tespit edildiği, muhtasar beyanlarında işçi bildiriminin olduğu, tahakkuk eden vergilerin ödenmediği, 2009 vergilendirme döneminde mükellefin 1.793.367-TL alım bildirmesine karşın, mükellefe satış yaptığını bildiren mükelleflerin 243.400-TL bildirimde bulunduğu, 2010 vergilendirme döneminde mükellefin 4.416.814-TL alım bildirmesine karşın, mükellefe satış yaptığını bildiren mükelleflerin 1.620.806-TL bildirimde bulunduğu, 2009 vergilendirme döneminde 1.953.836-TL satış bildirmiş olmasına karşın karşı taraflarca bildirilen alımların, 1.997.095-TL olduğu, 2010 vergilendirme döneminde 5.083.388-TL satış bildirmiş olmasına karşın karşı taraflarca bildirilen alımların, 4.589.262-TL olduğu, şirketin 2009’dan itibaren sahte fatura ticareti yapmak amacıyla devralınarak … yapı olarak unvan değiştirdiği kanaatine varılmış, çok yüksek kdv matrahlarına rağmen hiçbir vergi ödemesinin yapılmamış olduğu, alışlarının büyük kısmının sahte belge düzenleyicisi olduğu yönünde olumsuz tespit bulunan mükelleflerden olduğu, 6111 sayılı Kanundan faydalanmış 2009 yılına ilişkin kdv yönünden matrah artırımında bulunmuş ancak yasanın 9 madde hükümleri çeçevesinde sahte belge düzenleme fiili nedeniyle Yasadan yararlanamayacağı, Eylül 2012 mükellefiyetinin itibariyle re’sen terkini gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, Bs formlarında çok sayıda ve yüksek tutarlı faturalar beyan etmesine karşın, adına kayıtlı aracı, şube ve deposu bulunmayan, şirket unvanın değişmesinden sonra bir anda yüksek cirolara ulaşan, defter tasdik bilgisi olmayan, vergi borçlarını ödemeyen şirketin düzenlediği belgelerin de gerçek mal teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, adı geçen mükellefler tarafından davacı şirkete düzenlenen faturalara dayanan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığından, söz konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve …TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.