DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/164 E. , 2021/118 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/164
Karar No : 2021/118
TEMYİZ EDEN : 1- (DAVALILAR) : I- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
II- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ….
2- (DAVALILAR YANINDA MÜDAHİLLER):
I- …Yatırım İnş. Tur. San ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
II- … Bankası A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …. Odası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Belediye Başkanlığınca tesis edilen … tarih ve ….sayılı yapı ruhsatının ve anılan ruhsatın dayanağı İstanbul İli, Maltepe İlçesi, … ada, … sayılı parsellerin; … ada, …. sayılı parsellerin; … ada, … sayılı parselin ”Ticaret Alanı + Konut Alanı”, ”Park” ve ”Dini Tesis Alanı” olarak belirlenmesine ilişkin 21/11/2013 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Aynı alanda … onay tarihli imar planı değişiklerine karşı açılan davada …. İdare Mahkemesinin E:…. sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen rapor esas alınarak verilen ret kararına atıf yapılarak,
16/04/2005 onay tarihli planda “Kısmen İdari Tesis”, “Kısmen Ticaret + Konut” alanında kalan parsellerin fonksiyonlarının 26/06/2012 onay tarihli plan değişikliğiyle “Kısmen Ticaret” + Konut”, “Kısmen Dini Tesis”, “Kısmen Yol + Refüj” olarak ayrıldığının tespit edildiği,
Parsellerdeki idari tesis alanının 26/06/2012 onay tarihli nazım imar planıyla kaldırıldığı, davaya konu planda ise 2012 yılındaki plana göre belirlenen ve parselin batı ucunda yer alan dini tesis alanının (bir önceki yer seçiminin metro çıkışı olması nedeniyle yoğunluk oluşturabileceği gerekçesiyle), doğuya kaydırıldığı, Mahkeme tarafından yaptırılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, bu yaklaşımın şehircilik ve planlama ilkeleri açısından olumlu olduğunun belirtildiği,
Taşınmazın daha önce idari tesis alanı olarak belirlenen kısmında müdahil … Bankası A.Ş’ye bağlı … Bölge Müdürlüğünün hizmet binasının yer aldığı, taşınmazın fiilen kullanım şeklinin bölgede yaşayan kişilere doğrudan hizmet veren yönetsel kullanım fonksiyonu niteliği taşımadığı, adı geçen Kurumun İstanbul içerisinde başka bir yere taşınması sonucu mevcut yapıların boşaltıldığı, mahalli idarelere kaynak aktararak belediyecilik hizmetlerinin gelişmesine katkı sağlama görevi bulunan Kurumun bu amacına hizmet edecek şekilde sahibi olduğu taşınmazın plandaki fonksiyonunun değiştirilmesinin talep edildiği ve bu talep doğrultusunda işlem tesis edildiği,
Yine taşınmaza verilen dini tesis alanı fonksiyonunun sosyal donatı alanı niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu plan tadilatının şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına, kamu yararına ve dolayısıyla hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararıyla;
Uyuşmazlığa konu planın konut+ticaret alanına getirilen yapılaşma şartları, bilirkişi raporu, plan açıklama raporu ve diğer bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesinden,
Toplam inşaat emsalinin brüt parsel üzerinden hesaplanacağının plan notlarında ifade edildiği, konut ve ticaret alanına ilişkin net parsel üzerinden yapılan hesaplamaya göre 558 kişi fazladan nüfus artışı oluşacağı, bunun da donatı alanlarının yetersiz hale gelmesi anlamına geleceği,
Alana yerleşmesi hesaplanan nüfusun bilirkişi tarafından 2088 kişi olarak hesaplandığı, bunun mahalle ölçeğinde bir nüfus olduğu, bu nüfusun ihtiyaç duyacağı park, çocuk bahçesi, çocuk oyun alanı gibi donatılara ihtiyaç olduğu halde bu fonksiyonların ayrılmadığı, alanda ayrıldığı ifade edilen park alanının, parsel artığı üzerinde, refüj içerikli dar bir bant niteliğinde olduğu, bu alanın pasif yeşil alan niteliğinde bulunduğu,
Yine alanda getirilen yoğunluk artışı, yapılacak projenin maliyeti ve yerleşmesi muhtemel nüfusun gelir durumu da dikkate alındığında bireysel araç kullanımını arttıracağı açık olmasına karşın ulaşım altyapısında herhangi bir değişikliğin öngörülmediği, alanın trafik yoğunluğu yönünden sorunları bulunan D-100 (E-5) karayolu komşuluğunda olduğu da dikkate alındığında ulaşım altyapısı üzerinde baskıyı arttıracağı hususları dikkate alındığında dava konusu planda şehircilik ilkeleri ve planlama esasların uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu imar planlarının iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2019 tarih ve E:2018/6612, K:2019/3889 sayılı kararıyla;
21/11/2013 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği yönünden;
Dava konusu taşınmaz için belirlenen “idari tesis alanı” fonksiyonunun, bakılmakta olan davaya konu tadilat planıyla değil, 26/06/2012 onay tarihli 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar ile getirildiği,
Anılan 26/06/2012 tarihli planların iptali için … İdare Mahkemesinin, E:…. sayılı dosyasında açılan davada, Mahkemenin … tarih ve K:…. sayılı kararıyla davanın reddine kara verildiği, bu kararın Dairelerinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
Davaya konu planda ise, 2012 yılındaki plan ile belirlenen ve parselin batı ucunda yer alan “dini tesis alanı”nın doğuya kaydırıldığı, … Bankası A.Ş’ye ait hizmet binası ve lojmanların Plan Yapımına Dair Yönetmelik kapsamında ayrılması gereken zorunlu donatılardan olmadığı,
Teknik altyapı+sosyal donatı ya da temel teknik kamu hizmeti sunacak resmi kurum alanı niteliğinde bulunmayan İller Bankasına ait idari tesis alanının kaldırılmış olması nedeniyle plan onama sınırı içinde aynı amaçla başkaca bir alan ayrılmasına gerek ve zorunluluk da bulunmadığı,
Öte yandan, aynı imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, davanın reddine karar verildiği,
Söz konusu kararın, Dairelerinin 05/09/2019 tarih ve E:2016/9713, K:2019/3888 sayılı kararı ile onandığı,
… Belediye Başkanlığı’nca hazırlanan … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı yönünden;
Bilirkişiler tarafından dava konusu yapı ruhsatının idarece iptal edildiğinin belirtildiği göz önünde bulundurularak, planlara ilişkin dava hakkında verilecek karara göre anılan yapı ruhsatına ilişkin davanın bu kısmı hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, dava konusu imar planı değişikliğinin E-5 üzerine planlanan ve 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında öngörülen sanayiden dönüşüm sürecine katkı sağlayacağı, planlamaya konu alanda gerek bu bölgede yaşayanlar gerekse yakın bölgelerde yaşayanlara yönelik çeşitli kullanımların yer alabileceği plan kararlarının geliştirildiği, çevre imar düzeni ile uyumlu olduğu, önceki planlarda İller Bankası’na ait tesislerin bulunduğu alanın idari tesis olarak tanımlanmış olmakla birlikte, resmi kurum ya da yönetim merkezi niteliğinde olmadığı, dava konusu planlar ile 41.752 m2 büyüklüğündeki taşınmazların, %26,7’sinin kamuya bedelsiz terkininin sağlandığı, üst ölçekli planlar ile öngörülen yoğunluk kararlarından daha düşük bir yoğunluk öngörüldüğü, metro istasyonunun yanında yapılacak otopark düzenlemesi ve park-et-devam gibi uygulamalar ile toplu taşıma özendirilerek trafik yükünün azaltılabileceği,
Davalı Maltepe Belediye Başkanlığı tarafından, davada süre aşımı bulunduğu, dava konusu imar planları hukuka uygun olduğundan, bu planlar doğrultusunda tesis edilen yapı ruhsatının da hukuka uygun olduğu, alandaki kullanım kararlarının ilk kez bu planlarla değil, 2012 tarihli imar planlarıyla getirildiği, 2012 tarihli imar planlarına karşı açılan davanın mahkemece reddine karar verildiği, Dairece de bu kararın onanarak kesinleştiği, dolayısıyla uyuşmazlıkta kesin hüküm bulunduğu,
Davalı idareler yanında müdahil … Gayrimenkul Yatırım İnş. Tur.San ve Tic.A.Ş tarafından, uyuşmazlık konusu alanda aynı kullanım kararlarına yönelik imar planlarına ilişkin kesin yargı kararlarının bulunduğu, iptali talep edilen planların hukuka uygunluğu yönünde kesin hükümler bulunduğundan İstanbul Bölge İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının bozulması gerektiği, dava konusu planların bütüncül planlama anlayışına uygun olarak tesis edildiği, “İdari Tesis Alanı” kullanımının “Ticaret+Konut Alanı”na dönüştürülmesinin kamu yararına ve şehircilik-planlama ilkelerine uygun olduğu, dava konusu planlarla kamuya bedelsiz terkler gerçekleştirilmesinin sağlandığı, oluşacak değer artışının kamuya kazandırılması amacı taşıması nedeniyle kamu yararının sağlandığı, davanın süresinde açılmadığı, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı,
Davalı idareler yanında müdahil İller Bankası tarafından, dava konusu planların mevzuata uygun yapıldığı, mahkemenin talebi aşar şekilde karar verdiği, parselin özel mülk olduğu ve 18.madde uygulaması ile oluşmadığı, İller Bankasının başka bir bölgeye taşındığı, bu nedenle idari tesis alanı ayrılmasının zorunlu olmadığı, plana karşı başka bir mahkemede açılan davanın ret kararı ile sonuçlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ :
… Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararında 3 gerekçeyle dava konusu imar planlarının iptaline karar verilmiştir: Bunlardan,
“Alana yerleşmesi hesaplanan nüfusun bilirkişi tarafından 2088 kişi olarak hesaplandığı, bunun mahalle ölçeğinde bir nüfus olduğu, bu nüfusun ihtiyaç duyacağı park, çocuk bahçesi, çocuk oyun alanı gibi donatılara ihtiyaç olduğu halde bu fonksiyonların ayrılmadığı, alanda ayrıldığı ifade edilen park alanının, parsel artığı üzerinde, refüj içerikli dar bir bant niteliğinde olduğu, bu alanın pasif yeşil alan niteliğinde bulunduğu,
Yine alanda getirilen yoğunluk artışı, yapılacak projenin maliyeti ve yerleşmesi muhtemel nüfusun gelir durumu da dikkate alındığında bireysel araç kullanımını arttıracağı açık olmasına karşın ulaşım altyapısında her hangi bir değişikliğin öngörülmediği, alanın trafik yoğunluğu yönünden sorunları bulunan D-100 (E-5) karayolu komşuluğunda olduğu da dikkate alındığında ulaşım altyapısı üzerinde baskıyı arttıracağı” şeklindeki gerekçeler usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararda yer alan “Toplam inşaat emsalinin brüt parsel üzerinden hesaplanacağının plan notlarında ifade edildiği, konut ve ticaret alanına ilişkin net parsel üzerinden yapılan hesaplamaya göre 558 kişi fazladan nüfus artışı oluşacağı, bunun da donatı alanlarının yetersiz hale gelmesi anlamına geleceği” şeklinde ki gerekçeye gelince;
Her ne kadar bilirkişi raporunda, 2012 tarihli önceki planlarda, net parsel üzerinden toplam inşaat alanı belirlemesi söz konusu iken, dava konusu planlar ile brüt parsel üzerinde hesaplama yapılarak, yoğunluk artışı getirildiği tespiti yapılmakta ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler ile 2012 onay tarihi imar planlarının plan notlarının değerlendirilmesinden, söz konusu planlarda da emsal değerinin brüt parsel büyüklüğü üzerinden hesaplanacağının öngörüldüğü anlaşılmakta olup, bu haliyle bilirkişi raporundaki söz konusu tespite katılmak mümkün olmamıştır.
Bu durumda, söz konusu gerekçenin karardan çıkartılması gerekmekte olup, temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idareler ile müdahillerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Maltepe İlçesi, …. ada, …. parseller; … ada, …. sayılı parseller; … ada, … parselin 26/02/2007 onanlı 1/1000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı’nda, kısmen idari tesis alanı (İller Bankası), kısmen yol alanı, kısmen de kavşak refüjünde kalan yol olarak belirlenmiştir.
Söz konusu parseller, 28/01/2010 onanlı 1/1000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Revizyon İmar Planı Tadilatı’nda, kısmen TAKS:0.20-0.40, KAKS:1.75 ticaret alanı, kısmen idari tesis alanı (İller Bankası), kısmen de yol alanı olarak öngörülmüştür.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 26/06/2012 tarih ve 10223 sayılı Olur’u ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile, taşınmazlara TAKS:0.50, KAKS:2.50 yapılaşma koşuluyla, kısmen “ticaret+konut”, kısmen “dini tesis alanı”, kısmen de “yol” kullanımları getirilmiştir.
Son olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın dava konusu 21/11/2013 tarih ve 18424 sayılı işlemi ile onaylanan ve 17/12/2013-15/01/2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile anılan parseller TAKS:0.50, KAKS:2.50 yapılaşma koşuluyla, kısmen “ticaret+konut alanı”, kısmen “dini tesis alanı”, kısmen “yol” ve kısmen “park” alanı olarak ayrılmış, Maltepe Belediye Başkanlığı tarafından 11/07/2014 tarih ve 9/17 sayılı yapı ruhsatı tanzim edilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3194 sayılı İmar Kanunun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde, “Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.”
“Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.” şeklinde tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Üye …’in, dava konusu imar planlarına karşı mülkiyet hakkını ilgilendirmesi nedeniyle tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından dava açılabileceği, davacı Odanın kuruluş amacı ve faaliyet alanlarının dava konusu işlemle yasal ve güncel bir menfaat ilişkisini doğurmayacağı, davanın açılması sırasında sahip olması ve davanın görümü sürecinde de devam etmesi gereken menfaat bağının bulunmaması nedeniyle davacı TMMOB Mimarlar Odası’nın dava açma ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle, bakılan davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yolundaki ayrışık oyuna karşılık; anayasal koruma altında olan tarihi ve kültürel değerler bakımından, hem dava dilekçesindeki iddiaların niteliği, hem de dava konusu imar planlarının davacı Odanın ana yönetmeliğinde belirttiği amaçlarını doğrudan etkileyen nitelikte bir işlem olması göz önünde bulundurulduğunda, davacı Oda’nın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esası incelendi:
21/11/2013 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği yönünden;
Davacı tarafından, dava konusu imar planlarıyla getirilen yapılaşma şartlarının bölgenin her türlü plan ve yapılaşma dengesini bozacak nitelikte olduğu, plan değişiklikleri ile getirilen kararlar neticesinde mevcutta sosyal ve teknik donatı dengesinin bozulduğu, imar planı kademelenmesi ayrıcalıklı imar hakkı yaratılması suretiyle ortadan kaldırıldığı ve şehircilik ilkelerine aykırı hükümler ile çevre yapılanma koşullarının çok üzerinde yapılaşma hakkı ortaya çıkarıldığı, donatı alanlarının azaltıldığı, kaldırılan idari tesis alanı yerine eşdeğer bir alan ayrılmadığı, alanda nüfus artışı öngörüldüğü halde bu nüfus yoğunluğunu karşılayacak donatı alanı ayrılmadığı, alanda bulunan ulaşım altyapısına yoğunluk getirildiği iddialarıyla bakılan dava açılmış ise de, uyuşmazlık konusu parsellere getirilen TAKS:0.50, KAKS:2.50 yapılaşma koşullu, kısmen “ticaret+konut”, kısmen “dini tesis alanı”, kısmen de “yol” kullanımlarının, dava konusu imar planları ile değil, önceki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 26/06/2012 tarih ve 10223 sayılı işlemi ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar ile öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Öte yandan, anılan 26/06/2012 tarihli planların iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla, “taşınmazın daha önce İdari Tesis Alanı olarak belirlenen kısmında müdahil … Bankası A.Ş’ye bağlı İstanbul Bölge Müdürlüğü’nün hizmet binasının yer aldığı, taşınmazın idari tesis alanı olarak belirlenen kısmı sosyal donatı alanı niteliği taşımış olsa da bu fonksiyonun müdahil İller Bankası’na bağlı Bölge Müdürlüğü’ne ait hizmet tesisleri ve lojman niteliğindeki yapıların bulunmasından kaynaklandığı, dolayısıyla taşınmazın fiilen kullanım şeklinin bölgede yaşayan kişilere doğrudan hizmet veren yönetsel kullanım fonksiyonu niteliği taşımadığı, adı geçen Kurumun İstanbul içerisinde başka bir yere taşınması sonucu mevcut yapıların boşaltıldığı, mahalli idarelere kaynak aktararak belediyecilik hizmetlerinin gelişmesine katkı sağlama görevi bulunan Kurumun bu amacına hizmet edecek şekilde sahibi olduğu taşınmazın plandaki fonksiyonunun değiştirilmesinin talep edildiği ve bu talep doğrultusunda işlem tesis edildiği, yine taşınmaza verilen dini tesis alanı fonksiyonunun sosyal donatı alanı niteliğinde olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 28/12/2016 tarih ve E:2015/3779 , K:2016/9542 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Dava konusu imar planı değişikliğinde 2012 yılındaki plan ile öngörülen kullanım kararları ile yapılaşma koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, sadece parselin batı ucunda yer alan “dini tesis alanı”nın doğuya kaydırıldığı, önceki planın da yargı kararıyla hukuka uygun bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, bakılan uyuşmazlıkta davacının yukarıda belirtilen iddialarına itibar etmek hukuken mümkün görülmemiştir.
Aynı şekilde bilirkişi raporunda yer verilen dava konusu planlarda yer alan kullanım kararları ile yapılaşma koşullarına ilişkin tespitler de, bu imar planları ile değil, önceki planlar ile öngörülmüş hususlara yönelik olup, söz konusu imar planları yukarıda da belirtildiği üzere yargı kararlarıyla hukuka uygun bulunduğundan, rapordaki tespitlerin hükme esas alınacak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, İstanbul İli, Maltepe İlçesi, … ada, …. sayılı parsellerin; … ada, … sayılı parsellerin; … ada, … sayılı parselin ”Ticaret Alanı + Konut Alanı”, ”Park” ve ”Dini Tesis Alanı” olarak belirlenmesine ilişkin 21/11/2013 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinde şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırılık bulunmamaktadır.
Maltepe Belediye Başkanlığı’nca hazırlanan 11/07/2014 tarih ve 9/17 sayılı yapı ruhsatı yönünden;
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının idarece iptal edildiği ve davalı idarece 03/03/0215 tarih ve 2-15 sayılı yeni bir yapı ruhsatının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dairece, bu husus da gözönünde bulundurularak, yukarıda yer verilen gerekçeler doğrultusunda planlara ilişkin verilecek karara göre Maltepe Belediye Başkanlığı’nca hazırlanan 11/07/2014 tarih ve 9/17 sayılı yapı ruhsatı yönünden, yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idareler ile müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:…. sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harçlarının istemleri hâlinde davalı idarelerden Maltepe Belediye Başkanlığı ile müdahillere iadesine,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/01/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, … Belediye Başkanlığınca tesis edilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının ve anılan ruhsatın dayanağı İstanbul İli, Maltepe İlçesi, … ada, … sayılı parsellerin; … ada, … sayılı parsellerin; … ada, … sayılı parselin ”Ticaret Alanı + Konut Alanı”, ”Park” ve ”Dini Tesis Alanı” olarak belirlenmesine ilişkin 21/11/2013 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemler, belli bir alana yönelik imar planı değişikliği ile bu doğrultuda tesis edilen yapı ruhsatına ilişkin olup, bu nitelikteki işlemlerin, alanda yeni yapılan bir plan gibi değerlendirilmesi ve yargısal incelemenin de önceki yargı kararlarından bağımsız olarak yapılması gerekmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/10/2020 tarih ve E:2020/1839, K:2020/1829 sayılı kararı da bu yöndedir.
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin temyize konu ….tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararında 3 gerekçeyle dava konusu imar planlarının iptaline karar verilmiştir: Bunlardan,
“Alana yerleşmesi hesaplanan nüfusun bilirkişi tarafından 2088 kişi olarak hesaplandığı, bunun mahalle ölçeğinde bir nüfus olduğu, bu nüfusun ihtiyaç duyacağı park, çocuk bahçesi, çocuk oyun alanı gibi donatılara ihtiyaç olduğu halde bu fonksiyonların ayrılmadığı, alanda ayrıldığı ifade edilen park alanının, parsel artığı üzerinde, refüj içerikli dar bir bant niteliğinde olduğu, bu alanın pasif yeşil alan niteliğinde bulunduğu,
Yine alanda getirilen yoğunluk artışı, yapılacak projenin maliyeti ve yerleşmesi muhtemel nüfusun gelir durumu da dikkate alındığında bireysel araç kullanımını arttıracağı açık olmasına karşın ulaşım altyapısında her hangi bir değişikliğin öngörülmediği, alanın trafik yoğunluğu yönünden sorunları bulunan D-100 (E-5) karayolu komşuluğunda olduğu da dikkate alındığında ulaşım altyapısı üzerinde baskıyı arttıracağı” şeklindeki gerekçeler usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararda yer alan “Toplam inşaat emsalinin brüt parsel üzerinden hesaplanacağının plan notlarında ifade edildiği, konut ve ticaret alanına ilişkin net parsel üzerinden yapılan hesaplamaya göre 558 kişi fazladan nüfus artışı oluşacağı, bunun da donatı alanlarının yetersiz hale gelmesi anlamına geleceği” şeklindeki gerekçeye gelince;
Her ne kadar bilirkişi raporunda, 2012 tarihli önceki planlarda, net parsel üzerinden toplam inşaat alanı belirlemesi söz konusu iken, dava konusu planlar ile brüt parsel üzerinde hesaplama yapılarak, yoğunluk artışı getirildiği tespiti yapılmakta ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler ile 2012 onay tarihi imar planlarının plan notlarının değerlendirilmesinden, söz konusu planlarda da emsal değerinin brüt parsel büyüklüğü üzerinden hesaplanacağının öngörüldüğü anlaşılmakta olup, bu haliyle bilirkişi raporundaki söz konusu tespite katılmak mümkün olmamıştır.
Bu durumda, söz konusu gerekçenin karardan çıkartılması gerekmekte olup, temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin reddi ile ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara karşıyız.
KARŞI OY
XX-Dava, … Belediye Başkanlığınca tesis edilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının ve anılan ruhsatın dayanağı İstanbul İli, Maltepe İlçesi, … ada, … sayılı parsellerin; … ada, … sayılı parsellerin; … ada, … sayılı parselin ”Ticaret Alanı + Konut Alanı”, ”Park” ve ”Dini Tesis Alanı” olarak belirlenmesine ilişkin 21/11/2013 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemler, belli bir alana yönelik imar planı değişikliği ile bu doğrultuda tesis edilen yapı ruhsatına ilişkin olup, bu nitelikteki işlemlerin, alanda yeni yapılan bir plan gibi değerlendirilmesi ve yargısal incelemenin de önceki yargı kararlarından bağımsız olarak yapılması gerekmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/10/2020 tarih ve E:2020/1839, K:2020/1829 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, Kurulumuzca söz konusu husus dikkate alınarak yargısal incelemenin yapılması gerekirken, dava konusu imar planlarının esasına yönelik bir değerlendirime yapılmaksızın, alana yönelik bir önceki planların yargı kararlarıyla hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle verilen karara bu yönüyle katılmıyorum.