Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/28628 E. 2016/7489 K. 23.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28628
KARAR NO : 2016/7489
KARAR TARİHİ : 23.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiinin temyizinin yaralama suçuna yönelik olduğu anlaşılmakla bu suçla sınırlı olarak yapılan incelemede;

Mahkemenin delilleri takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin suç vasfına ve haksız tahrik indiriminin fazla yapıldığına ilişkin bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 23.03.2016 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık … ile kardeşi Eşref’in ticari ilişkilerinden dolayı aralarının açık bulunduğu. Olay günü sanığın eski ihtilaflarından dolayı mağdur kardeşini öldürmeye karar verdiği, bunun için tabanca temin edip, yeğeni Mert ve tanık Hüseyin’e mağdura ateş edeceğini söylemiştir.
Sanığın daha sonra kardeşine telefon edip onu bulunduğu yere çağırdığı ve mağdur geldiğinde, tabanca ile mağdurun hayati bölgesini hedef alıp, bir el ateş ettiği, merminin sağ ingünial bölgesinden girip, sağ gluteal bölgeden çıktığı yapılan başarılı bir ameliyat sonucu mağdurun hayata döndüğü anlaşılmıştır.
Bu oluş tablosunda sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, TCK 82/d, 35 ve 29. Maddeleri gereğince tecziyesi gerektiğinden, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesi doğrultusunda, CMUK’nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile hükmün bozulması görüşünde olduğumdan, çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.