YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23019
KARAR NO : 2016/7178
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda, takibe konu işçilik alacaklarının net yerine brüt miktarlar üzerinden talep edildiğini, kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, bayram ve genel tatil alacağı için istenen faiz miktarının fazla, işleyecek faiz oranının da yüksek olduğunu ileri sürerek takip talebi ve icra emrinin düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, takibe dayanak ilamda alacak kalemlerinin net veya brüt olduğuna dair hüküm bulunmaması ve ilam mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacak kalemlerinin net olarak hesaplandığının belirtilmesi karşısında, dayanak ilamdaki alacak kalemlerinin net miktarlar olduğu kabul edilerek bu yöndeki şikayetin reddine, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda faiz miktarına yönelik şikayetin reddine; ancak takip tarihinden sonrası bakımından kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, bayram ve genel tatil alacağı için, bankalarca birer yıllık devreler halinde mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmiştir. Karar, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104. maddeleri hükümleri gereğince işveren nakden veya hesaplama yaptığı sırada ödenecek miktar üzerinden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben kesinti yapmaya mecburdur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesine göre borçlu işveren, vergi sorumlusu alacaklı, işçi de vergi mükellefidir. Takip konusu olan alacakların dayanak ilamda brüt olarak hesaplandığı belirtildiğinden verginin ödenmesi bakımından vergi dairesine karşı yükümlü olan borçlu idarenin ilamda yazılı alacaklarda “vergi sorumlusu” sıfatı ile gelir vergisine mahsuben vergi dairesine ödemeye zorunlu olduğu miktarlarda kesinti yapmak ve kalan kısmı da icra dosyasına yatırmak suretiyle borçtan kurtulması mümkün olacaktır (HGK.nun 27.06.1984 tarih ve 12-280/752 sayılı kararı).
Somut olayda, takibe dayanak … İş Mahkemesi’nin 27.12.2012 gün ve 2010/331 Esas, 2012/695 Karar sayılı ilamında alacak kalemlerinin net veya brüt olduğu belirtilmediğine göre, alacak kalemlerinin brüt olduğu kabul edilerek, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle ilamdaki alacak miktarından yasal kesintiler düşülerek, nete dönüştürüldükten sonra bulunacak net alacak üzerinden faiz miktarının hesaplattırılması gerekmektedir. Ayrıca takip talebinde, kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, bayram ve genel tatil alacağı için bankalarca birer yıllık devreler halinde mevduata uygulanan en yüksek faizi; kalan alacak kalemlerinin ise yasal faizi talep edilmiş olup, borçlunun şikayeti mevduat faizinin oranına ve miktarına yönelik olduğuna göre, bilirkişice sadece kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, bayram ve genel tatil alacağı için muvduat faizinin hesaplanması gerekirken, yasal faiz miktarının da hesaplanıp, her iki faiz miktarının toplanarak sonuca gidilmesi isabetsizdir.
HMK’nun 297/2. maddesi, “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir ” hükmünü içermektedir.
Borçlu vekilinin, kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, bayram ve genel tatil alacağı için, takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranının yüksek olduğuna ilişkin şikayeti bulunmasına rağmen, Mahkeme’ce bu alacak kalemlerine takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranı tespit edilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.