Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/585 E. 2016/7205 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/585
KARAR NO : 2016/7205
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

… ile … aralarındaki alacak davasının kısmen kabulüne dair … Aile Mahkemesi’nden verilen 17.03.2014 gün ve 257/181 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içerisinde … ile davalı arasında yapılan sözleşme suretiyle edinilen taşınmaza davalının katkısının bulunmadığını, tüm ödemelerin davacı tarafından yapıldığını belirterek taşınmazın bedelinin tamamı, mümkün olmadığı takdirde edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri çerçevesinde katılma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 22.926,45 TL alacağın karar tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde taşınmazın değeri ile reddedilen kısım yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz İtirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin boşanma dava tarihinden sonraya tekabül eden … taksit ödemelerine ilişkin alacak isteğine gelince; davalı ile … arasında davaya konu 1 nolu mesken yönünden evlilik birliği içerisinde 08.12.2003 tarihli sözleşme yapıldığı, 120 ay vadeli borca ilişkin evrakların incelenmesinde, bir kısım ödemeler evlilik birliği içerisinde yapılmakla birlikte, bir kısmının ise taraflar arasındaki mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi 11.09.2007’den sonra yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak suretiyle 8.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş; 03.03.2014 tarihli ıslah dilekçesinde ise 22,926,45 TL katılma alacağı ile boşanma dava tarihinden sonra yapılan taksit ödemelerine ilişkin 9.960,00 TL olmak üzere 32.886,45 TL olarak talep miktarını arttırmıştır.
Davacı tarafın, boşanma dava tarihinden sonra yapılan ödemelere ilişkin alacak talebi T.Borçlar Kanunu genel hükümleri uyarınca genel mahkemelerce tartışılıp değerlendirilerek hükme bağlanması gerekmekte olup; uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK’nun 2. maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Aile mahkemelerinin görev alanına giren mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hüküm ve ilkelerle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması mümkün değildir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK’nun 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK’nun 115/1). Açıklanan nedenlerle Mahkemece yapılacak iş; talebin bu bölümüne ilişkin tefrik kararı verilerek, tefrik edildikten sonra görevsizlik kararı verilmesi gerekirken kanun hükmünün yanlış yorumlanması ile bu talep yönünden “fazlaya ilişkin talebin reddine” şeklinde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.