YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15168
KARAR NO : 2016/5073
KARAR TARİHİ : 21.03.2016
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ : 29/04/2015
NUMARASI : 2013/374-2015/143
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde temlik alan davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı .. ile akdedilen 26/12/2002 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, kefili olduğu borcun borçlu tarafından ödendiğini, davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip konusu alacağın 09/02/2011 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan krediden kaynaklandığı, 26/12/2002 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığı, 09/02/2011 tarihli sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı, ayrıca bu sözleşmeye ilişkin borcun ödendiği, kefilin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının takip tazminatı talebinin ise kötüniyetin açıkça ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm temlik alan davacı vekilince ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Alacağın yargılama sırasında 11/03/2015 tarihinde …’ye temlik edildiği ve davacı …’nın da bu temliki 29/04/2015 tarihli dilekçe ile mahkemeye bildirdiği anlaşılmaktadır (HMK’nun 125. md.). Temlik eden bankanın davada sıfatı kalmamıştır. Davaya temlik alan … tarafından devam edilmesi ve hükmün de temlik alan şirketi bağlayıcı nitelikte oluşturulması gerekirken mahkemece davada sıfatı kalmayan temlik eden banka yönünden karar tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre temlik alan davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 21/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.