YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11496
KARAR NO : 2016/3052
KARAR TARİHİ : 22.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, alacaklı tarafından, borçlu … aleyhine, icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda müvekkili şirketin adresinde, haciz yapıldığını, müvekkil şirket ile borçlu şirket arasında bir bağlantı bulunmadığını belirterek, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket ile 3. kişi şirketin aynı şirketler olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yaptıklarını, iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz yapılan adresteki, işyerinin 2008 yılından 23/10/2012 tarihine kadar, borçlu şirket adına olduğu, işyerinin takip ve haciz tarihinden sonra 05/02/2013 tarihinde 3. kişi şirket adına kaydının yapıldığı,… ve … nın haciz öncesi ve sonrası bu adreste işçi olarak çalışmaya devam ettikleri, ..nın borçlu şirket ortakları olduğu, haciz yapılan adresin borçlu şirketin kuruluş adresi olduğu, daha sonra …………” adresine taşındığı, borçlu şirketin taşındığı bu adresin, 16/04/2013 tarihinde halen davacı şirketin faaliyet gösterdiği adres olduğu nazara alındığında borçlu şirket ile 3. kişi şirketin faaliyet gösterdikleri adresleri karşılıklı olarak değiştirdiklerinin anlaşıldığı, borçlu şirket ortaklarının, davacı şirketin ortakları .. çocukları olduğu, borçlu şirket ile davacı şirketin “…. No:20..” adresi ile haczin yapıldığı adresi ortak kullandıkları, devir, satış işlemleri ile sözleşmelerin evrak üzerinde alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla yapıldığı ve dolayısıyla borçlu şirket ile davacı şirket arasında organik bağ bulunduğu kanaatine varıldığından davacının istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96.maddesine dayalı olarak 3. kişinin açtığı istihkak talebine ilişkindir.
Somut olayda, borçlu .. olduğu halde, Mahkemece borçlu olarak dava dışı, …. değerlendirilmiş ve bu şirket üzerinden inceleme yapılmıştır. Bununla birlikte, davaya konu haciz dışında 05.11.2012 tarihli haciz değerlendirilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece öncelikle asıl takip borçlusu olan, .. ile davaya konu 27.03.2013 tarihli haciz tutanağı hakkında inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik ve yanlış araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.451,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.