YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34407
KARAR NO : 2016/14063
KARAR TARİHİ : 14.06.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Beraat eden sanık hakkında, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz sebebi göstermeyen sanık müdafiin, hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığından CMUK’un 317. maddesi uyarınca sanık müdafiin temyiz talebinin REDDİNE,
2) Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama ve yine sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay günü gazinoda hesabın ödenmesi konusunda çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılan …’i basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, kavga sırasında sanık …’nin silahtan sayılan odun sopa ile diğer sanıkların ise elleri ve ayakları ile katılana vurduğu kabul edilerek sanıklardan yanlızca Ali hakkında TCK’nin 86/3-e maddesi uygulanmış ise de; katılanın aşamalarda istikrarlı şekilde olay anında sanık Mesut’un kendisine savurduğu bıçağın elini kestiğini beyan ettiği, bu beyanının sağ el avuç içinde düzgün biçimli kesi olduğuna dair kesin rapor ile doğrulandığı, yine tanıklar … ve …
da olayın hemen ardından kollukta alınan ifadelerinde, olay anında sanık … elinde bıçak olduğuna dair beyanları dikkate alınarak, sanık … üzerine atılı suçu silahtan sayılan bıçak ile işlediğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerini iştirak halinde gerçekleştirmeleri nedeniyle suçta kullanılan odun sopa ve ele geçirilemeyen bıçaktan, sanıkların hep birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle hüküm kurulurken TCK’nin 86/3-e maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini,
b) Hükmün gerekçe kısmında, sanıkların geçmişteki sabıka kayıtları, dosyaya yansıyan kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları birlikte değerlendirildiğinde ileride tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedenleri ile sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin uygulanmadığı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak söz konusu madde gereğince indirim yapılması suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.