YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34340
KARAR NO : 2016/14078
KARAR TARİHİ : 14.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık .. hakkında katılan … kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … yokluğunda kurulan hükmün sanığın 27.04.2011 tarihli duruşmada beyan ettiği adres yerine mernis adresinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Katılanın 27.06.2008 tarihinde kollukta alınan ifadesinde kendisini sanık …’nin bıçakla yaraladığını söylemesine karşın, 22.02.2011 tarihli duruşmada alınan beyanında sanık … kendisine bıçakla saldırıp yaraladığını söylemesi; soruşturma aşamasında ifadesi alınamayan sanığın olay tarihinde iş yerinde olduğunu beyan etmesi ve katılan ve dinlenen tanıkların beyanlarına göre de sanığın olay yerinde bulunup bulunmadığının duraksamaya
yer vermeyecek şekilde tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında, katılan … ve … ile tanıklar … ve …’ün duruşmaya davet edilerek gerektiğinde sanık ile de yüzleştirildikten sonra ayrıntılı ifadelerinin alınmasından sonra oluşacak delil durumuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik kovuşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; daha önce kalp rahatsızlığı bulunan katılanın olay günü çıkan kavgada basit şekilde yaralanmasından sonra Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 17.05.2010 tarihli raporunda belirtildiği üzere bu yaralanmayla illiyet bağı içinde olmak üzere akut koroner sendromu nedeniyle hayati tehlike geçirdiğinin anlaşılması karşısında, katılandaki kalp rahatsızlığının önceden sanık tarafından bilinip bilinmediği araştırılıp bilmediğinin anlaşılması durumunda sanığın basit yaralama suçundan TCK’nin 89/1-2-e maddesiyle, bilmesi halinde bilinçli taksirle yaralamadan TCK’nin 89/1-2, 89/5, 22/3. maddeleriyle cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.