YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6465
KARAR NO : 2016/5796
KARAR TARİHİ : 09.03.2016
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, çalıştığı dönemdeki Kaymakam tarafından Kaymakamlık emrinde görevlendirildiğini, 2012 yılının 10. Ayına kadar Kaymakamlık emrinde çalışmaya devam ettiğini, her ay maaşının Sosyal Yardımlaşma vakfından aldığını, işyerinde çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının Kaymakamlıkta çalışmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin kamu kurumu olduğunu, kamu kurumlarında çalışmalarının belgelere dayalı olmasının asıl olduğunu, davacının çalıştığını gösterir hiçbir kayıt bulunmadığını, davacının yardıma muhtaç olması nedeniyle yardım yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyadaki bilgi, belgeler ve tanık beyanları birlikte gözönüne alındığında davalı işverenin davacı işçinin çalışırken iş akdinin haklı nedenle sona erdiğini ispat edemediği, bir kısım alacaklar dışındaki alacaklara hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ihbar tazminati ve yılılk izin alacağına en yüksek mevduat faizi talep ettiğinden yasal faiz oranının aşmamak üzere en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken doğrudan yasal faize hükmedilmesi hatalıdır.
3-Davacı ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma alacağı talep etmiş, Mahkemece gerekçeli kararda bu alacakların ispat edilemediği yazılmışsa da hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.