YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5661
KARAR NO : 2016/14900
KARAR TARİHİ : 27.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’ın temyiz isteminin hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu, katılan olarak temyizinin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … müdafiinin eski hale getirme ve temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yokluğunda hüküm tefhim edilen sanık …’a gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligat parçasında, tebligatın 29.06.2015 tarihinde sanığa bizzat yapıldığı yönünde meşruhat bulunmasına rağmen, sanık müdafiinin 30.11.2015 tarihli dilekçesi ile söz konusu tebligat parçasındaki imzanın müvekkili sanık …’a ait olmadığı yönünde iddiada bulunarak, gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle eski hale getirme talebinde bulunduğu, bu talep üzerine mahkemece sanık hakkındaki hükmün infazının durdurulmasına karar verilerek sanık müdafiinin eski hale getirme talebi konusunda karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderildiği anlaşılmış ise de;
Sanık müdafiinin söz konusu tebligatın sahteliği yönündeki iddiası üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/10102 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatılması karşısında, bu soruşturma veya açılacak kamu davası sonuçlandıktan ve buna ilişkin kesinleşmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya kesinleşmiş mahkumiyet ya da beraat hükmü dosyaya eklendikten sonra sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz istemi yönünden incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında müşteki …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ve müşteki …’a karşı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne (4 ay 15 gün hapis cezası) yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, sanığın adli sicil kaydında bulunan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2012 tarihinde kesinleşmiş, 25.09.2007 tarih ve 2007/60 esas-2007/348 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerekirken, yargılamaya konu suçların işlendiği tarihten sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2012 tarihinde kesinleşmiş, 28.09.2009 tarih ve 2006/192 esas-2009/890 karar sayılı ilamı ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkralarının sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının karar metninden çıkarılarak yerlerine “… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2012 tarihinde kesinleşmiş, 25.09.2007 tarih ve 2007/60 esas-2007/348 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünden dolayı sanığın cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müşteki …’a karşı silahla basit kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne (6 ay 22 gün hapis cezası) yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanığın atılı suçu kabul etmemesi, müşteki….’in 11.04.2012 tarihli ilk olaydan sonraki şikayeti üzerine gönderildiği …. Hastanesi tarafından 11.04.2012 tarihinde saat 19.25 sıralarında düzenlenen ilk raporda sağ ayak bileğinde hassasiyet şeklinde yumuşak doku travması tespit edilmesi, bilahare müştekinin aynı tarihte bu kez de sanığın kendisine nacak tabir edilen kesici aletle saldırıp, elindeki nacakla sağ ayak bileğine vurduğu yönünde şikayette bulunması üzerine…. Hastanesi tarafından 11.04.2012 tarihinde saat 22.10 sıralarında düzenlenen ikinci raporda, saat 19.25 sıralarında düzenlenen raporda hassasiyet olduğu bildirilen sağ ayak bileğinde bu kez şişlik olduğunun bildirilmesi, müştekinin kolluk aşamasındaki ikinci ifadesinde sanığın sağ ayak bileğine nacak ile vurduğunu iddia etmesine rağmen 28.01.2014 tarihli celsede sanığın elindeki demir benzeri birşeyle bacağının dizüstü kısmına vurduğu ve bu yerde biraz morarma olduğu şeklindeki çelişkili beyanlarda bulunması karşısında, sanığın üzerine atılı silahla basit kasten yaralama suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Kabule göre de, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, sanığın adli sicil kaydında bulunan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2012 tarihinde kesinleşmiş, 25.09.2007 tarih ve 2007/60 esas-2007/348 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerekirken, yargılamaya konu suçların işlendiği tarihten sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2012 tarihinde kesinleşmiş, 28.09.2009 tarih ve 2006/192 esas-2009/890 karar sayılı ilamı ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.