Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/17091 E. 2016/3350 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17091
KARAR NO : 2016/3350
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki Tapu İptali ve Tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.01.2014 gün ve 424/71 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde ada ve parsel numaralarını belirttiği 15 parça taşınmazın muris …’dan intikal ettiğini, taşınmazlar, hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ancak taşınmazların mirasçılar arasında 2001 yılında yapılan miras taksim sözleşmesi ile paylaşıldığını açıklayarak, taşınmazların paylaşım sözleşmesine uygun olarak mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … ve … taksim sözleşmesinin varlığını kabul etmediklerini, davalılar .. ve … öncesinde bir paylaşım yapıldığını ancak yazılı taksim sözleşmesinden haberdar olmadıklarını açıklamışlar, davalı … ise 02.02.2010 havale tarihli dilekçesi ve aynı tarihli yargılama oturumundaki imzalı beyanında; açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, bir taksim sözleşmesinin bulunduğu iddia edilmiş ise de, yasada belirtilen şartlara haiz yazılı şekil şartını (geçerlilik şartı) taşıyan sözleşmenin dosyaya sunulmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Ne var ki; dosya arasında mevcut nüfus kayıtları ile veraset ilamına göre davacı ile davalı … miras bırakan …’nın mirasçılarıdırlar. Dava mirascılar arasında açılıp yürüyen bir dava olup, bir mirasçı diğer mirasçıya karşı her zaman miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Davalı … 02.02.2010 havale tarihli dilekçesi ve aynı tarihli yargılama oturumundaki imzalı beyanında açılan davayı kabul ettiğini açıklamıştır. 6100 sayılı HMK’nun 308 (1086 sayılı HUMK.92.) maddesinde “..kabul, davacının talep sonucuna davalının tamamen veya kısmen muvafakat etmesi …”, HMK’nun 311 (HUMK. 95.) maddesinde ise,” kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” ifadeleri
yer almaktadır. Kabul iradesini fesada uğratan geçerli bir nedenin varlığı da ileri sürülmediğine göre, davalı …’nın kabul beyanı davalıyı bağlamakadır. Hal böyle olunca, Mahkemece, davayı kabul eden davalı …’nın davaya konu taksim sözleşmesinde davacıya bırakıldığı belirtilen taşınmazlarda miras payı yönünden tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği gözönünde bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün davalı … yönünden 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı sebeplerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.