YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34464
KARAR NO : 2016/15169
KARAR TARİHİ : 28.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. Maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2)Sanık … ve … hakkında müşteki …’yı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3)Sanık … ve … hakkında müşteki …’yı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanıkların eylemi neticesinde müştekinin vücutta kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen temel cezada TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kemik kırığı ile orantılı şekilde artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması,
b)Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4)Sanık … hakkında müştekileri tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair mağdurlar beyanı dışında delil bulunmaması karşısında, sanıkların atılı suçtan beraati yerine isabetsiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanığın ”sizinle son durakta görüşeceğiz” şeklindeki sözlerinin sair tehdit niteliğinde olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 106/1(ikinci cümle) gereğince hüküm kurulması gerekirken TCK’nin 106/1(ilk cümle) uyarınca hüküm kurulması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Kabule göre de;
b)Sanığın birden fazla müştekiye karşı tehdit söyleminde bulunması nedneiyle hakkında 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre sanık …’nin tehdit suçu yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/6/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.