YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19352
KARAR NO : 2016/5152
KARAR TARİHİ : 21.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
… ve … ve … aralarındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 11.11.2013 gün ve 189/363 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan 292 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın tarafların ortak murisinden kaldığını, mirasçılar arasında yapılan taksim sonucunda dava dışı … ve …’a kaldığını, davacının da bu mirasçılardan haricen satın aldığını, ancak davalıların binayı izinsiz olarak kullanmaya devam ettiğini ve ihtara rağmen binayı tahliye etmediklerini açıklayarak davalıların 292 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 88 ve 88/A kapı numaralı dairelere elatmasının önlenmesine ve 200 TL ecrimisilin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, 30 yıldan beri 88/A kapı numaralı dairede oturduklarını, 88 kapı numaralı daireyi ise hiç kullanmadıklarını, binanın davacı ile davalı …’in annelerinden kaldığını, davacının miras payı oranında hak sahibi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalıların, 292 ada 22 nolu parsel üzerinde bulunan ve 07/09/2012 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen davacıya ait daireye müdahalelerinin önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 200,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, raporda (B) harfi ile gösterilen daireye ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı ile davalılardan …’in kardeş oldukları, diğer davalı …’nin de davalı …’in eşi olduğu ve üç daireden oluşan dava konusu binanın tarafların ortak miras bırakanları … ile …’den kaldığı anlaşılmaktadır. Kabul kararı verilen 88 kapı numaralı dairenin uzun yıllardan beri davalılar tarafından kullanıldığı tartışmasızdır. Davacı, mirasçılar arasında dava konusu binanın paylaşıldığını, 88 ve 88/A kapı numaralı dairelerin mirasçılardan … ve …’a kaldığını, kendisinin de bu kişilerden satın aldığını iddia etmiş ise de; gerek tanık beyanları, gerekse davacının dayandığı satış sözleşmesinin içeriği mirasçılar arasındaki
taksimi doğrulamamaktadır. Dayanılan satış sözleşmesi miras payının devri niteliğinde olup, davacı kendi miras payı ile … ve …’ın miras payları oranında binada hak sahibidir. Davalı …’in de mirasçı olduğu gözetildiğinde binada daha fazla pay sahibi olan davacının tek başına binayı kullanma ve diğer mirasçıları tahliye ettirmesi mümkün olmadığı gibi, davalıların da mirasçı olan davacının binayı kullanmasını engellemeleri mümkün değildir. Tüm mirasçıların katıldığı geçerli bir taksim kanıtlanamadığına göre, temyize konu 88 kapı numaralı bölümle ilgili davacının davasının kabulü ile mirasçılık belgesine göre birlikte tasarrufuna engel olan davalıların elatmalarının önlenilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalıların kullanma hakkının tamamen engellenmesi sonucunu doğuracak şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 425,10 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.