Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13585 E. 2016/5278 K. 22.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13585
KARAR NO : 2016/5278
KARAR TARİHİ : 22.03.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı

Davacı-birleşen dosya davalısı … ile davalı-birleşen dosya davacısı … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair …. Aile Mahkemesi’nden verilen 17.03.2015 gün ve 171/150 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi davacı … tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.03.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi, karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı-davalı … vekili, tarafların 1993 yılında evlendiklerini evlilik birliği içerisinde sahip olunan taşınmazın vekil eden ve davalının katkısı ile edinildiğini, taşınmazın alınmasında davalı tarafından kullanılan kredinin evlilik birliği içerisinde ödendiğini açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 20.000 TL’nın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, kişisel mal olması nedeniyle birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı-davacı … vekili, taşınmazın müvekkilinin kişisel malı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, birleşen dava dilekçesinde edinilmiş mal niteliğindeki araçtan dolayı 24.000 TL. tasfiye alacağının karşı taraftan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, önceki bozma ilamlarına uyularak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-davalı … vekili ile davalı-davacı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, taşınmaz yönünden katkı payı alacağı, birleşen dava yönünden artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-davacı …’in tüm, davacı-davalı …’in aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Asıl davadaki davacı-davalı …’ün diğer temyiz itirazlarına gelince;
A)Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında, dosyadaki belge ve bilgilere göre; diş hekimi olarak çalışan ve aynı şirkette % 50’şer payla ortak olan tarafların gelirleri ve harcamaları yaklaşık eşit ise de davacı kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar düşüldükten sonra katkı payı oranının % 20 olarak kabulü doğru değildir. Mahkemece gelirleri ve harcamaları eşit olan tarafların öncelikle eşit gelirlerinin ayrı ayrı hesaplanması, her birinin sosyal statüleri ve mesleki konumları gözetilerek kişisel harcamalarının bulunması, bundan ayrı davacı …’ün ayrıca 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğünden doğan olağan harcamalarının tespiti ile kişisel harcamalarına eklenmesi, eşlerin böylece kişisel harcamalarının ayrı ayrı toplam gelirlerinden düşürülmesi ve tasarruf ettikleri miktarların bulunması, toplam tasarruf miktarı karşısında davacı …’ün katkı oranının saptanması, bu katkı oranının dava tarihindeki taşınmazın değeri ile çarpılması sonucu katkı alacağının belirlenmesiyle hüküm altına alınması gerektiğine işaret edilmiş ise de; toplanan deliller tarafların diş hekimi olarak görev yapmaları ve aynı şirkette % 50 oranında pay sahibi olmaları dikkate alındığında mahkemece kabul edilen % 20 katkı oranı uygun olmamıştır. O halde; tarafların şirket üzerindeki ortaklıkları, gelir durumları ile yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek önceki dinlenenler dışında bu konuda uzman bir hukukçu ve mali müşavir veya muhasebeciden yeniden rapor alınması, davacının taşınmazın edinilmesine yapmış olduğu katkı oranının toplanan deliller, hukuk ve hakkaniyet ilkelerine uygun olarak tespit edilmesi, sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
B-Faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmaz mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınmış olup, taşınmaz yönünden talep katkı payı alacağı davası niteliğindedir. Bu tür davalarda hükmedilen alacağa dava ve ıslah tarihleri dikkate alınarak faiz yürütülmesi gerekirken davacı davalı … aleyhine olacak şekilde karar tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru görülmemiştir.
C-Bundan ayrı; bozma ilamında; birleşen davada kabul edilen katılma alacağına TMK’nun 239/son maddesi uyarınca mal rejiminin tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen; bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Anılan yönlerin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince davacı-davalı … yararına BOZULMASINA; davacı-davalı …’ün öteki davalı-davacı …’in tüm temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine; bozma nedenlerine göre taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 327,40 TL peşin harcın davacı …’e iadesine, 340,00 TL peşin harcın da davalı …’e iadesine 22.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.