Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6296 E. 2016/7598 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6296
KARAR NO : 2016/7598
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin

… ile … aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 19.03.2015 gün ve 353/133 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına 25.04.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)

KARŞI OY

…. tarafından açılan, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uygulamasına dayalı Tapu iptal/terkin davası mahkemece kısmen kabul edilerek tapulu taşınmazın kıyı kapsamında kaldığı anlaşılan bir bölümü için mevcut tapu kaydının iptaliyle, bu bölümün kıyı olarak tapu sicilinden terkinine karar verilmiş; hükmü, taşınmazı … satışıyla aldığı gerekçesiyle davalı taraf temyiz etmiştir.
Davaya konu taşınmazın 2004 yılında … tarafından … adlı kişiye, ondan da 2005 yılında davalıya satış suretiyle temlik edildiği, getirtilen tapu kaydından anlaşılmaktadır.
Davalı tapu kaydına güvenerek, üstelik bizzat davacı … tarafından yapılan satışın soncunda oluşan tapu kaydını görerek taşınmazı satın almıştır. …nin satış tarihinde 3621 sayılı Kıyı Kanunu yürürlüktedir. Ortada bir yolsuz tescil durumu olmadığı gibi, bir an için yolsuz tescilin varlığı kabul edilse bile, davalı TMK’nun 1023 ve 1024. maddelerindeki “iyiniyet koruması”ndan yararlanabilecek kişi konumundadır. Diğer yandan, davacı …’nin kendi sattığı bir taşınmazı, sattığı tarihte de yürürlükte olan bir kanun hükümü uyarınca bedelsiz geriye almak istemesi; TMK’nun.2. maddesi anlamında tipik bir “hakkın kötüye kullanılması” davranışı niteliğindedir. Davacı … Hazinesinin kıyıda kalan bölüm için belirlenecek bedelini ödemeden iptal tescile karar verilemez. Davacı … ya kamulaştırma işlemine başvurmalı, ya da usul ekonomisi ilkesi uyarınca bu davada, tapu kaydı iptal edilen bölümün belirlenecek bedelini, iptal karşılığı davacıya ödenmek üzere depo etmeyi önermesi ve ancak bu bedel depo edildiği takdirde iptal/terkin kararı verilmesi gerekir. Aksi tutum mülkiyet hakkını koruyan TC. Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kurallarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatlarına aykırı olur. Davacı …’nin belirtilen şekilde bedeli depo etme konusunda bir talebi mevcut değildir. O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekir. Açıkladığı sebeplerle, temyiz edilen hükmün davanın reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyor; Sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.