Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/21555 E. 2016/5144 K. 21.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21555
KARAR NO : 2016/5144
KARAR TARİHİ : 21.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 10.01.2014 gün ve 120/2 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … ve … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, tapuda taraflar adına kayıtlı bulunan 733 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın davacı tarafından yapıldığını açıklayarak bu hususun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 733 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın davacı …’ye ait olduğunun tespitine, 14.093,30 TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 1.017,45 TL yargılama gideri ile 17.709,28 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre bir kısım davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 maddeler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azı da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
3- Davalıların harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 733 parsel sayılı taşınmaz davacı ile davalılar adına tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Davanın konusu (müddeabih) ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nın 326/2. maddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken, tapu payları dikkate alınmaksızın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 2, 3, 4 ve 5. fıkralarının HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3.bentte açıklanan sebeplerle hükmün 2.fıkrasındaki ” … …’ye ait olduğunun…” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ”… … tarafından meydana getirildiğinin … ” ibarelerinin yazılmasına, hükmün harç ve vekalet ücretine ilişkin 3, 4 ve 5. fıkralarındaki ”… müştereken ve müteselsilen …” ibarelerinin hüküm fıkralarından çıkarılmasına, yerine ”… dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki davalıların payları toplamı içindeki her bir davalının payı oranında …” ibarelerinin yazılmasına, hükmün bu bölümünün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE, diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, davalıların sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a iadesine, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.