Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/35185 E. 2016/15212 K. 28.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/35185
KARAR NO : 2016/15212
KARAR TARİHİ : 28.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Koşulları bulunmadığından, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271 sayılı CMK’nin 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, ayrıca sanıklar …, … ve … müdafii tarafından 21.02.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesi sanıklar müdafii sıfatıyla verildiğinden, sanıklar …, …, … ve … haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik bir temyiz talebi bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede,
1) Sanıklar ….ve …..haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, 5271 sayılı CMK’nin 264. maddesine göre kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanıklar müdafiinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’ı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın tekerrüre esas sabıkası nedeniyle TCK’nin 58/3. maddesi gereğince TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçilerek, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar ….ve … haklarında katılan …’yı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Katılanın hayati fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek şekilde nazal fraktürü olduğunu bildirir 16/08/2010 tarihli adli tıp raporunda, katılanın gözündeki yaralanma bulguları da belirtildiği halde gözdeki yaralanma hususunda bir görüş bildirilmediği, …Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Sağlık Kurulu Raporunun ibrazından sonra bu rapora istinaden aynı adli tıp uzmanınca tanzim edilen 07/09/2010 tarihli raporda; korneaskleral perforasyonu ve total retina dekolmanı şeklindeki katılanın yaralanmasının organlarından birinin sürekli yitirilmesine neden olduğunun belirtilmesi karşısında, katılanın yaralanmasının niteliğinin ne olduğu ve yaralanmasının sopa ya da silahtan sayılan bir başka aletle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi bakımından, katılana ait tüm geçici ve kesin doktor raporları ile hastane tedavi belgelerinin adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre duyularından birinin yitirilip yitirilmediği hususunda rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Katılanın kovuşturma aşamasında, müvekkili …’a yapılan saldırıyı önlemek ve ayırmak için aralarına girmeye çalıştığını, bu arada kendisinin de darbe aldığını, ancak aldığı darbelerin direk kendisine mi, yoksa müvekkillerine yönelik eylemleri neticesinde kazaen mi isabet ettiğini bilemediğine dair beyanları karşısında, TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca sanıkların eylemlerini olası kast ile gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri denetime olanak verecek şekilde tartışılmaksızın, doğrudan kast ile yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Kabul ve uygulamaya göre, katılanın nazal fraktür, sağ gözde ekimoz, ödem, korneaskleral perforasyonu ve total retina dekolmanı şeklindeki yaralanma bulguları nedeni ile, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) bir derecede olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, ayrıca gözde oluşan hasar neticesinde organlardan birinin sürekli yitirilmesine neden olduğu şeklinde yaralanması nedeniyle, yaralanmaların adedi ve niteliği dikkate alınarak, bu yaralanmalarla orantılı olarak sanıkların temel cezalarının tayini gerektiği halde, yazılı şekilde sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.