YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15526
KARAR NO : 2016/107
KARAR TARİHİ : 12.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık …’ın mahkumiyetine, diğer sanıkların ise beraatlerine vekili mahkumiyet kararının bozulması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Müşteki…Kasabası Belediye Başkanlığının usulen davaya katılmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından vekilinin temyiz talebinin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık …’ın temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
… görevini yürütürken başka suçlardan 12/11/2007 ve 23/11/2007 tarihlerinde tutuklanarak 22/11/2008 tarihinde görevine iade edilen sanık …’ın, 5393 sayılı Yasanın 47/son maddesi hükmüne göre kesilen ve maaş bordrolarına, 05/02/2009 tarihli ödeme emrine, banka ödeme dekontlarına ve bankaya yazılan müzekkerelere göre toplamı 12769,97 TL olan ödeneği, sadece hizmet karşılığı alınabilmesine rağmen beraatine hükmedilen diğer iki sanığa kanuna aykırı yazılı talimat verip kendi hesabına iadesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği, hakkında teşdiden ceza verilirken 5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesindeki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeye uyulduğu, aynı Kanunun 61/1. maddesinde yedi bent halinde sınırlı sayılan ölçütlere dayanılarak somut ve denetime olanak verecek şekilde gerekçe gösterildiği, aynı Yasanın 61/5. maddesindeki sıralamaya göre indirime tabi tutulduğu, yine aynı Yasanın 61/8 ve 52. maddelerine uygun olarak sonuç adli para cezası belirlenmesinden sonra 51. maddenin uygulama koşullarının tartışılmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, paraya çevirme ve taksitlendirmeye ilişkin uygulama maddelerinin gösterilmemesinin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ise karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.