YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27211
KARAR NO : 2016/7240
KARAR TARİHİ : 22.03.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ilişkin yapılan yargılamada, duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek duruşma yapılmaksızın, sanığın yokluğunda evrak üzerinden ek karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Hükmün açıklanmasına dair kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerektiği dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
3) Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2 ve 62 maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra, sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunması üzerine, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, TCK’nin 50/1-a maddesi uygulanarak sanığın 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması ve adli para cezasının TCK’nin 52/4 maddesi gereği birbirini takip eden aylık eşit taksitler halinde 12 taksitle tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11 maddesine muhalefet edilmesi,
4) 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesi, 5237 sayılı TCK’in 50/1. maddesinde sayılan adli para cezası seçenek yaptırımı dışındaki kısa süreli hapis cezasına seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, bu tedbirlerin yasal süresi içerisinde yerine getirilmeye başlanmaması ya da yerine getirilmeye başlandığı halde devam edilmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği, adli para cezası seçenek yaptırımının yerine getirilmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısının kararı ile adli para cezasının ödenmeyen kısmına karşılık gelen gün miktarınca hapse çevrileceği, bu hususun da kararda belirtilmesine rağmen, ayrıca hükmolunan hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesine göre ihtarat yapılmasına karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
5) CMK’nin 325/1 maddesi uyarınca sanıktan tahsiline karar verilen yargılama gideri miktarının kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22/03/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.