Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/11660 E. 2016/5177 K. 22.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11660
KARAR NO : 2016/5177
KARAR TARİHİ : 22.03.2016

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : … Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2015
NUMARASI : 2014/1122-2015/187

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ayıplı makinenin iadesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, dava konusu makinenin ayıplı olmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını, davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu makinenin hasarlı olmakla birlikte boya püskürtmekte kullanılan parçaların da eksik olduğu, makine kulanım belgesinin teslim edilmediği, her iki tarafın da Borçlar Kanunu’nda düzenlenen satış ilişkisindeki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, davacının sözleşmeden dönme hakkının yerinde olduğu, ancak BK’nun 227. maddesi uyarınca makinenin mevcut durumu itibariyle bu hakkın kullanılmasının hakkaniyete uygun olmadığı, 03/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda onarılmasının mümkün olduğunun belirlendiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu makinenin davalı tarafından onarılarak davacıya iadesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu makinenin ayıplı olup olmadığının saptanması yönünden iki ayrı bilirkişi raporu alınmış, 1. raporda makinenin ayıplı olmadığı, 2. raporda ise ayıplı olduğu belirtilmek suretiyle raporlar arasında çelişki oluştuğu halde, mahkemece itiraza uğrayan ilk rapora dönülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp, önceki raporlar arasındaki çelişki giderildikten ve tarafların itirazları da değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 22/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.