Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/2457 E. 2016/7647 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2457
KARAR NO : 2016/7647
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak

… ile … aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasında tescil talebinin reddine, alacak talebinin kabulüne dair …. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nden verilen 09.07.2015 gün ve 133/513 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, … plakalı araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesine, öncelikle trafik kaydının iptali ile 1/2 payının davacı adına tescilini, olmadığı takdirde alacağa hükmedilmesini istemiş, harca esas değeri 3.000-TL göstererek bu değer üzerinden peşin harç yatırmıştır.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 1/2 tescil kaydı talebinin reddine, 3.000-TL’lik katkı payı alacağının hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Eşler, 01.02.2010 tarihinde evlenmiş, 08.10.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir(TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu mal, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 29.09.2010 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına kaydedilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m).
Dava, artık değere katılma alacak davası niteliğiyle belirsiz alacak davası (HMK.m.107) olarak açılmıştır. Dava dilekçesinde bildirilen değer talep miktarı olmayıp gösterilmesi zorunlu olan harca esas dava değeridir. Davacı vekili, 08.07.2015 tarihli dilekçesi ile talebin mal rejiminin tasfiyesi olduğunu belirterek eksik harcın tamamlanmasına karar verilmesini istemiştir. Belirsiz alacak davasında davacı, karşı tarafın verdiği bilgi veya
tahkikatın ilerleyen aşamalarında alacak belirli hale geldiğinde; belirlenen bu alacak miktarı iddianın genişletilmesi (HMK’nun m.140) engeli ile ile karşılaşmaksızın ve ıslah işlemi (HMK’nun.m.177 vd.) olarak da değerlendirilmeksizin talep etme imkanına sahiptir. Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak taleplerinin belirsiz alacak davası açılması suretiyle talep edilebilmesi mümkündür. Bu itibarla, davacı tarafa talep ettiği alacak miktarı üzerinden harcın tamamlanması için süre ve imkan verilmesi harcın tamamlandığı miktarın nihai talep miktarı olduğu kabul edilip, tahkikatın tamamlanması ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 51,23 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.