Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/20068 E. 2016/3114 K. 23.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20068
KARAR NO : 2016/3114
KARAR TARİHİ : 23.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Feragat Sözleşmesinin İptali

… ile davalı-karşı davacılar … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil, feragat sözleşmesinin iptali davasının reddine dair Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 26.06.2014 gün ve 650/263 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davalı karşı davacılar vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.04.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan … vekili Avukat …, … vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı karşı davalı … vekili, tarafların 2009 yılında ölen … .. mirasçıları olduğunu, 02.12.2009 tarihli sözleşmeyle davalıların miras haklarından İsmail Faik lehine feragat ettiklerini ileri sürerek, 2014 ada 21 parsel üzerindeki payların iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı karşı davacılar … vekili ile … vekili cevap dilekçesinde; dayanak feragat sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmediğini, sözleşmeden sonra ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve taşınmazın müşterek mülkiyete çevrildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuş; birleşen dava dilekçesinde usulüne uygun olarak düzenlenmeyen mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, koşullarına uygun olarak düzenlenmediği ve geçersiz sözleşmenin iptali istenemeyeceği gerekçesiyle asıl dava ile karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı karşı davalı … vekili ile davalı karşı davacılar ..ve ..ekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava konusu 2014 ada 21 parsel; 08.11.1978 tarihinde ifraz yoluyla ortak miras bırakan .. adına tescil edilmiş, 17.08.2010 tarihinde elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete çevrilmesi nedeniyle 1/3’er oranında davacı ve davalılar adına tescil edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre asıl dava; miras payının devrinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, birleşen dava; geçersiz sözleşmenin iptali isteğine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacı tarafından dayanılan 02.12.2009 tarihli “mirastan feragatname” başlıklı sözleşmenin TMK’nun 528. maddesinde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin koşullarını taşımadığı, bağış sözleşmesi için de Kanun’da öngörülen şekle uygun olarak düzenlenmediğinin mahkemece belirlendiğine, sözleşme içeriğindeki açıklamalar dikkate alındığında anılan sözleşmenin TMK’nun 677.maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlenmiş olduğunun kabul edilmesinin gerektiğine, sözleşmenin düzenleme tarihi itibarı ile ölmüş olan ortak muris F… terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğuna, yazılı olmak koşulu ile elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi taşınmazlar üzerindeki miras payının devri mümkün ise de sözleşme tarihinden sonra tüm mirasçıların katılımı ve tapuda yapılan resmi işlemle elbirliği mülkiyeti, müşterek mülkiyete çevrilerek taşınmazın 1/3’er oranında paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına tescil edildiğine göre, tarafların 02.12.2009 düzenleme tarihli sözleşmeden döndüklerinin kabulü gerektiğine, geçersiz sözleşmenin iptali isteminde davalı karşı davacıların hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de hüküm, redde ilişkin olup sonucu itibarıyla ret kararı doğru görüldüğünden davacı (karşı davalı)nın tüm, davalı karşı davacıların aşağıda gösterilen bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı (karşı davacı) ….’nın vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı … vekili, dava dilekçesinde dava değerini 700.000 TL. olarak göstermiş ve belirtilen bu dava değeri üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harçlarını yatırmıştır. Mahkemece asıl davanın reddine karar verildiğine ve davalılar yargılama oturumlarında vekille temsil olunduğuna göre, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca harcı yatırılmış dava değeri üzerinden davalılar lehine Avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken, bu yön gözetilmeksizin düşük miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı (karşı davacılar) ..ve..nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA; davacı (karşı davalı)nın tüm, davalı karşı davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine; Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL. Avukatlık ücretinin davacı karşı davalı …’ten alınarak Yargıtay duruşmasında vekil marifetiyle temsil olunan davalı karşı davacılar .. ve ..’ya verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı karşı davacılar … ve …’a ayrı ayrı iadesine, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.