YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4645
KARAR NO : 2016/8658
KARAR TARİHİ : 11.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin tespit ilamının ilamsız takibe konu edildiğini ilamın likit bir alacak içermediğini, ayrıca 5510 ve 506 sayılı Kanunlar ile 6552 sayılı Kanuna göre yasal başvuru şartları yerine getirilmeden takip başlatıldığını belirterek, takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dayanak ilamın hüküm fıkrasının alacaklı lehine belli bir miktarın tahsiline dair eda hükmünü içermediği bu sebeple belirtilen ilama dayalı olarak ilamlı takip yapılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin, dayanak ilamın tespit hükmü içermesi nedeni ile takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğu iddiası yanında 6552 sayılı Kanuna göre yasal başvuru şartları yerine getirilmeden takip başlatıldığı iddiası da yer almaktadır.
İcra takibinin dayanağı, ….. İş Mahkemesi kararında asıl alacak yönünden likit bir miktara hükmedilmediğinden ilamlı takip başlatılamaz ise de somut olayda ilamsız takip başlatılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Alacağın istenebilir olup olmadığı ilamsız takibe ilişkin prosedürün işletilmesi halinde, itirazın kaldırılması ve itirazın iptali koşullarında tartışılmalıdır. Bu nedenle, Mahkemece, bu konudaki şikayetin reddi ile 6552 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle değişik, 5502 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile getirilen ve kurum aleyhine hükmedilen alacaklar ile ilgili başvuru ve ödeme süresi şartlarını belirleyen hükme aykırı olarak başlatılan takibin iptaline ilişkin şikayetin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.