Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/630 E. 2016/10259 K. 07.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/630
KARAR NO : 2016/10259
KARAR TARİHİ : 07.06.2016

TARİHİ : 29/09/2015
NUMARASI : 2015/35-2015/318
DAVACI :…
DAVALI : …

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili,…takip sayılı dosyasından gönderilen haciz ihbarnamelerine cevap verildiğini, ancak söz konusu dilekçelerin yanlışlıkla…takip sayılı dosyasına gönderildiğini, icra dosyası borçlusunun bir dönem çalışanı olduğunu, ancak müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, söz konusu durumunda sehven başka bir icra dosyasına bildirildiğini, dolayısıyla müvekkilinin icra dosyası borcundan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde açılmayan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından haciz ihbarnamelerine usulüne uygun olarak itiraz edilmediği, haciz ihbarnamelerinin iptali sureti ile davacının borçlu olmadığına karar verilemeyeceği, davacının İİK’nun 89/5.maddesi gereğince borçluya müracaat hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. İ.İ.K’nun 89. maddesine göre borçlunun üçüncü kişideki hak ve alacaklarının haczi için gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğden itibaren 15 günlük süre içinde menfi tespit davası açılması gerekmektedir. Somut olayda ise davanın 15 günlük süre içerisinde açılmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hukuki olarak hatalı gerekçe sonucu davanın reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının değiştirilen bu gerekçeyle düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/son. maddesi uyarınca hükmün belirtilen gerekçeler doğrultusunda gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.