Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/25604 E. 2016/8596 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25604
KARAR NO : 2016/8596
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, alacaklı vekilinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 02/07/2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun’la Değişik 28. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olarak idari başvuru yolunu kullanmaksızın doğrudan ilamlı icra takibi başlattığını, ayrıca takibe dayanak ilamın tespit hükmünde olduğunu, eda hükmü içermediğini ileri sürerek, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, alacaklının icra takibinden önce borçlu Kuruma müracaat ettiği, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiş, karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan …….. İdare Mahkemesi’nin 2011/2559 Esas, 2012/2289 Karar sayılı, 25.12.2012 tarihli ilamında, “Dava konusu işlemin iptaline, davacının emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, 68,30 TL yargılama gideri ile A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 600,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” hükmedilmiştir.
Bu hali ile ilam asıl alacak yönünden eda hükmü içermemektedir. Anılan ilamın yargılama gideri ve avukatlık ücretine ilişkin hükümleri dışında, ilamlı takibe konu edilmesi mümkün olmayıp, asıl alacak ve faizi yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.