YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23030
KARAR NO : 2016/7796
KARAR TARİHİ : 28.04.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine …8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19.11.2014 tarih ve 2012/52 Esas-2014/667 Karar sayılı ilamına dayanılarak … 15. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1738 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı takip başlatıldığı, borçlu vekilinin şikayeti üzerine …13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.03.2015 tarih ve 2015/80 Esas-2015/109 Karar sayılı kararıyla…. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1738 Esas sayılı takibin iptaline karar verildiği, borçlu vekilinin anılan karar üzerine İcra Müdürlüğünden, dosyada bulunan paranın taraflarına iadesini talep ettiği, İcra Müdürlüğü’nce ”Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi halinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması halinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.” denilerek talebin reddine karar verildiği, borçlu vekilinin bu müdürlük kararının iptali talebi ile İcra Mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yatırılan paranın tehiri icra için yatırılan bir para olması nedeniyle temyize gönderilen Mahkeme kararının neticelenmesi durumunda borçluya verilebileceği, borçluya ödenmesinin mümkün olmadığı ve icra takibinin iptalinin de bu paranın borçluya ödenmesini gerektirmediği belirterek şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 364/3. maddesine göre, İcra Mahkemesi kararlarının temyizi satıştan başkaca icra muamelelerini durdurmayacağı gibi bu kararların uygulanması için kesinleşmiş olmasına gerek bulunmamaktadır.
Somut olayda; … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/1119 Esas- 2013/954 Karar sayılı kararı ile takip dayanağının menfi tespit ilamı olup kesinleşmeden takibe konulmacağından bahilse takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Bu durumda takibi gereken bir icra takibi kalmadığından dosyaya yatmış ve sebebsiz kalan teminat bedelinin İİK’nun 361. maddesi gereğince yatırana iadesi mümkün hale gelmiştir.
Açıklanan nedenlerle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.