Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/2891 E. 2015/4302 K. 10.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2891
KARAR NO : 2015/4302
KARAR TARİHİ : 10.02.2015

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin dava dışı …de çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi sebebiyle ücret alacaklarını ödemediğini, işverence ödenmeyen son üç aya ilişkin aylık ücret alacağının ücret garanti fonundan karşılanması gerektiğini, davalı kurumca başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dosyası Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararıyla, işlem dosyasının davalı kurumdan celp edilmesi için geri çevrilmiştir. Geri çevirme kararı sonrasında dosyaya giren, davalı kurumca davacıya hitaben yazılmış 19.08.2013 tarihli yazıda, dava konusu edilen üç aylık ücret alacağının davacının hesabına havale edileceği bilgisinin yazılı olduğu, söz konusu yazının 23.08.2013 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinde, yazıda bahsi geçen ödemenin yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi bulunmadığı gibi, söz konusu ödemenin henüz kesinleşmemiş mahkeme kararı uyarınca mı yapıldığı ya da davalı kurumun redde ilişkin işlemini re’sen veya talep üzerine değiştirmesi sonucunda mı yapıldığı belli değildir. Dava konusu alacağın karşı taraftan tahsil edilebilmesi için kesinleşmesi zorunluluğu yoktur. İcra takibi tehdidi altında kalan yükümlünün, hükmün kesinleşmesinden önce, mahkemece hükmedilen miktarı ödemiş olması, aksi taraflarca açıkça kararlaştırılmadığı sürece, dava konusu uyuşmazlığı sona erdirmez. Mahkemece, bu yön nazara alınarak, öncelikle ödemenin yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kesinleşmemiş mahkeme kararı uyarınca mı yapıldığı ya da davalı kurumun redde ilişkin işlemini değiştirmesi sonucunda mı yapıldığı araştırılmalı ve neticeye göre davanın konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilmelidir.
Kabule göre de, dava konusu alacağın beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun nazara alınmayarak, zamanaşımı süresinin on yıl kabul edilmesi hatalıdır. Yukarıdaki paragrafta yapılan açıklamalar doğrultusunda yapılacak araştırma neticesinde uyuşmazlığın sona ermediği anlaşıldığı takdirde, öncelikle zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu nazara alınarak, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yeniden değerlendirilmesi gereklidir.
Yukarıda yazılı sebeplerden, kararın bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 10.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi