Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/1661 E. 2016/15344 K. 30.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1661
KARAR NO : 2016/15344
KARAR TARİHİ : 30.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın katılan sıfatıyla yaptığı temyizi 03/12/2014 tarihli ek kararla reddedilmiş olup, tebliğ edilen ek karara yönelik temyizi bulunmadığından sanık sıfatıyla kendisi hakkında verilen mahkumiyete ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
1)Olayda her iki tarafında yaralandığının anlaşılması karşısında ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halden sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması hususunun gözetilmemesi;
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararına göre;sanığın sabıka kaydındaki ilamın suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla, sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA 30/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.