Danıştay Kararı 13. Daire 2020/3501 E. 2021/257 K. 25.01.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/3501 E.  ,  2021/257 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3501
Karar No:2021/257

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Fonu (… )
VEKİLİ : Av. …

2. (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Fon) tarafından tahakkuk ettirilen 127.979.208-TL tutarındaki amme alacağının vadesinde ödenmeyip kesinleştiğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca cebren tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin ve dayanağını oluşturan … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda, Dairemizin … tarih ve E:… , K:… sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak verilen kararda; … şirketlerinin kanunî temsilcisi olan davacı adına Fon tarafından tahakkuk ettirilen 127.979.208,00-TL tutarındaki amme alacağının vadesinde ödenmeyip kesinleştiğinden bahisle 6183 sayılı Kanun uyarınca cebren tahsili amacıyla düzenlenen 12/05/2014 tarih ve 3867 sayılı ödeme emrinin davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı, dava konusu olayda ödeme emri içeriği amme alacağına ilişkin … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubuna karşı davacı tarafından … İdare Mahkemesi nezdinde açılan … esas sayılı davada, … tarih ve … sayılı karar ile ödemeye çağrı mektubunun 55.830,769,00-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine, 72.148.439,00-TL’lik kısmı yönünden ise iptaline karar verildiği, bu durumda, uyuşmazlığa konu ödeme emrinin dayanağı ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada, amme alacağının 72.148.439,00-TL’lik kısmı iptal edildiğinden, ödeme emri içeriği amme borcunun bu kısım yönünden dayanağı kalmadığından ödeme emrinin 72.148.439,00-TL’lik kısmının hukuka aykırı olduğu, aynı davada ödemeye çağrı mektubu içeriği amme alacağının 55.830,769,00-TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddedildiği, dolayısıyla amme alacağının bu kısım yönünden kesinleştiği görüldüğünden, ödeme emrinin 55.830,769-TL’lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının 55.830,769,00-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine, kalan 72.148.439,00-TL’lik kısmı yönünden ise dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … Holding A.Ş yönetim kurulu üyesi olmamasına rağmen idare mahkemesi tarafından icra kurulu üyesi olduğu ve birinci derece imza yetkisine haiz olduğu gerekçesi ile sorumlu tutulduğu, ancak İdare Mahkemesince … Holding A.Ş.’nin imza sirkülerinin incelenmediği, bu incelemenin yapılması hâlinde sınırlı bir imza yetkisinin olduğunun görüleceği, banka kaynaklarının banka hakim ortağı ve ilişkili şirketlere aktarılmasında, devir edilmesinde rol oynadığının ve buna ilişkin işlemlere katıldığının, banka çalışanlarını usûlsüz işlemler yapmaya sevk edecek talimat ve telkinde bulunduğunun veya yol gösterdiğinin açıkça ortaya konulması gerektiği, 25/10/2002 tarihinde FYYS imzalandığı, anılan sözleşme gereği yeni kanuni temsilcilerin 2005 yılına kadar borçlarını ödedikleri, ancak 2005-2010 tarihleri arasında yapılması gereken ödemelerin yapılmadığı gerekçesi ile aleyhine takip ve tahsil işlemine başlandığı, halbuki … Grubu şirketlerindeki kanunî temsilcilik görevinden 2001 tarihinde ayrıldığı ve artık herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 01/03/2017 tarih ve E:2015/1349, K:2017/518; E:2015/5561, K:2017/519 sayılı emsal kararlarında hesaplamanın yanlış yapıldığının tespit edildiği, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin borcun dış yüklenimi niteliğinde olduğu, bu sözleşmenin imzalanmasından sonra sorumluluğunun kalmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, … A.Ş.’nin … T.A.Ş. hâkim ortağı … Grubuna bağlı olarak faktoring işlemleri alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğu, … 06/12/200 tarihinde Fon’a devrolunması üzerine Fon bünyesinde yarı iştirak konumuna geçtiği, … … A.Ş. firması tarafından … İnşaat A.Ş.’ye kullandırılan 31/12/2001 tarih ve 13.654.771 USD tutarında alacağa FYY sözleşmesinde yer verildği, Fon ile … A.Ş. arasında temlik sözleşmesinin imzalandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının borcun dayanağı kredileri kullanan şirketlerde kanuni temsilcilik görevinde bulunduğu, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde yer verilen iddialar tekrarlanmıştır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Fon Kurulu’nun 04/04/2013 tarih ve 2013/96 sayılı kararı ile tahsilde tekerrüre yer vermemek koşulu ile, kredileri kullanmış olan şirketlerde kanuni temsilci sıfatını haiz şahıslar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11. maddesinin atfıyla uygulamasına devam edilen mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15. maddesinin 3. fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, ancak başlatılan bu takiplerle ilgili olarak … Grubu şirketlerine kullandırılan kredilerin bazılarının … A.Ş. kaynaklı olması ve … A.Ş.’nin Fona devrine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle … Grubu şirketlerinde kanuni temsilci olarak görev yapan kişiler hakkında tesis edilen 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemlerinin … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile iptal edilmesine karar verildiği, aynı Fon Kurulu kararı ile … A.Ş.’den kullanılan kredilerden kaynaklanan borç tutarı düşülerek … Grubu’ndan kaynaklanan alacakların 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında yeniden takip yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda 18/01/2013 tarihi itibarıyla davacının kanunî temsilcisi olduğundan bahisle … Kiralama A.Ş.’den 712.019,00-TL asıl, 4.325.779,00-TL gecikme zammı, … A.Ş.’den 445.507,00-TL asıl, 2.605.054,00-TL gecikme zammı, … Holding A.Ş’den 137.299,00-TL asıl 599.142,00-TL gecikme zammı, … İnşaat Turizm A.Ş.’den 15.146.118,00-TL asıl, 85.247.263,00-TL gecikme zammı, … Dış Tic. A.Ş.’den 559.207,00-TL asıl 4.401.462,00-TL gecikme zammı, … Turizm A.Ş.’den 1.246.000,00-TL asıl 7.208.910,00-TL gecikme zammı, … Gıda San. A.Ş.’den 680.281,00-TL asıl 4.665.167,00-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 127.979.208,00-TL Fon alacağının tahsili amacıyla … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, sonrasında 127.979.208,00-TL tutarındaki amme alacağının vadesinde ödenmeyip kesinleştiğinden bahisle 6183 sayılı Kanun uyarınca cebren tahsili amacıyla … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği görülmekte olup, anılan Fon Kurulu kararı ile ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

… sayılı Fon Kurulu kararının ve ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, … … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünde davanın reddine, … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı yönünden ise dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin 12/06/2017 tarih ve E:2016/3664, K:2017/1908 sayılı kararı ile anılan İdare Mahkemesi kararının … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı onanmış, davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ise bozulmuştur.
İdare Mahkemesi tarafından, Dairemiz kısmen bozma kararına uyularak 127.979.208,00-TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 55.830.769,00-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine, 72.148.439,00-TL’lik kısmının ise iptaline karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir…” kuralı yer almaktadır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 26. maddesinde ise, “…Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanunun 35’inci maddesi ile mükerrer 35’inci maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
b) Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
c) Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
kanuni temsilci sıfatını haiz kişiler kanuni temsilci olarak addedilir.” kuralına yer verilmiştir
Davacının kanunî temsilci olduğu iddia edilen dönemde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesinde, “Anonim şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur.” kuralına yer verilmek suretiyle kural olarak anonim şirketlerin kanunî temsilinin yönetim kuruluna ait olduğu düzenlenmiş, “Vazifelerin âzalar arasındaki taksimi” başlıklı 319. maddesinde, “Esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilmeyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağı tespit olunur. İdare meclisinin en az bir azasına şirketi temsil salahiyeti verilir.
Esas mukavele ile temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine salahiyet verilebilir. Bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde 317. madde hükmü tatbik olunur.” kuralına yer verilmek suretiyle esasen yönetim kuruluna ait olan şirketi temsil ve idare yetkisinin; esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına veya esas sözleşmede genel kurula veya yönetim kuruluna verilecek yetki ile yönetim kurulu üyesi olmaları şartıyla murahhas üyelere veya şirkette pay sahibi olmasalar bile müdürlere devredilebileceği kurala bağlanmıştır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321. maddesinde, “Temsile salahiyetli olanlar şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haizdirler.
Temsil salahiyetinin tahdidi, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez. Ancak temsil salahiyetinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen tahditler muteberdir…” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyize konu Mahkeme kararının, ödeme emrinin 72.148.439-TL’lik kısmının iptaline karar verilmesine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Temyize konu Mahkeme kararının, ödeme emrinin 55.830.769-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına gelince;
Dosya incelendiğinde, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı ödeme çağrı mektubunun 72.148.439-TL’lik kısmının iptali, 55.830.769-TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddi kararının, Dairemizin 10/12/2020 tarih ve E:2020/1879, K:2020/3611 sayılı kararı ile, iptale ilişkin kısmının onandığı, davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulduğu görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin 55.830.769-TL’lik kısmı yönünden yargısal denetiminin anılan bozma kararı dikkate alınarak yeniden yapılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
4. Anılan Mahkeme kararının, ödeme emrinin … -TL’lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.