YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21689
KARAR NO : 2016/5366
KARAR TARİHİ : 24.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ve müşterekleri ile davalılar … ve müşterekleri, kayyım …, dahili davalılar Hazine ve … Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ….Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.05.2014 gün ve 2011/2 Esas, 2014/209 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalı Kayyım Ünye Malmüdürü tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 997 ada 8 parsel sayılı taşınmazda davalılar …’in hisseleri bulunmakta ise de, tapu kütüğünde belirtilen isimlerin müphem ve yetersiz olmasından dolayı kim olduklarının anlaşılamadığını, kim oldukları anlaşılsa dahi bu kişilerin öldüğünü, taşınmazın nizasız fasılasız vekil edenlerinin zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak TMK 713/2 maddesi gereğince davalılara ait hisselerin iptali davacılar adına 1/2 oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı Hazine vekili, TMK 713/2 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalılar ve dahili davalı … Belediye Başkanlığı savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın malik hanesinde yazılı şahısların kim olduğunun tespit olunamadığı ve tapu kayıt malikleri adına yapılan tesis kadastrosu sonrasında tapuda intikal işleminin yapılmadığı, davacılar açısından TMK ‘nun 713/2. maddesinde yer alan tescil koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle davacıların davasının kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, dahili davalı Hazine vekili ve davalılar kayyımı Ünye Malmüdürü tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun’un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nun 713/2 maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. TMK’nun 713/2. fıkrasında yer alan üç halden biri olan “…ölmüş…” ibaresi , “Anayasa Mahkemesi’nin 17.03.2011 tarih ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmişse de, Dairenin sapma göstermeyen uygulamalarında, Anayasa Mahkemesi’nce yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.02.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise, bu hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmektedir.
Kanun maddesinde yazılı her üç neden ispat koşulları nedeniyle ayrı davaların konusudur. Bu nedenle öncelikle, Mahkemece davacılar vekiline önel verilerek davasını TMK’nun 713/2 maddesinde bulunan hukuki sebeplerden hangisine dayandırdığının açıklattırılması (HMK m.31) ve dayanılan dava sebebine göre taraf teşkilinin sağlanabilmesi için kayıt maliklerine ait veraset belgelerinin temin edilmesi, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının tüm geldi ve gittilerinin Yerel Tapu Müdürlüğü’nden, orada bulunmaması halinde …’ndan getirtilerek dosya arasına konulması, taraf delillerinin toplanması, bundan sonra oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştıma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Dahili davalı Hazine vekili ve davalılar kayyımı … Malmüdürü’nün temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünde, kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.