YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11868
KARAR NO : 2016/4221
KARAR TARİHİ : 08.03.2016
ESAS NO : …
KARAR NO : …
T.C.
YARGITAY
… Hukuk Dairesi
ESAS NO : …
KARAR NO : …
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : …
TARİHİ : 15/10/2014
NUMARASI : 2013/2009-2014/2567
DAVACI : …
DAVALI :…
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, taraflar arasında daha önceden görülen davaya konu asıl alacağın faizinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı tarafından davalıya karşı kesinleşmiş mahkeme ilamına dayanılarak 8.468,56 TL asıl alacak ve yargılama giderleri ile ilgili takip başlatıldığı, takip üzerine 18/02/2014 tarihinde paranın davacı tarafından tahsil edildiği, işbu davanın faiz için açılmış ek dava niteliğinde olduğu, davacının asıl alacağa ilişkin açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı, yine asıl alacağın davalıdan tahsili sırasında da bu yönde bir ihtirazı kayıt öne sürmediğinden artık ek dava yoluyla faiz isteme hakkının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faiz istemine ilişkin ek dava niteliğinde olup, İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan asıl davada yargılama sırasında borcun ödenmiş olması nedeniyle sonradan faiz talebine ilişkin alacak davasıdır. İstirdada konu borç 04/07/2008 tarihinde ödenmiş olup yasal olarak istirdada dönüşen menfi tespit davasında faiz talebinde bulunulmamıştır. Sonradan faiz talep edilebilmesi mümkün ise de, ödeme tarihinden itibaren istirdat için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra işbu dava açılmış olduğundan ve davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsiz ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sonucu itibarıyla doğru olan kararın 1086 sayılı HUMK.’nın md. 438/son fıkrası gereğince gerekçesi düzeltilerek onanması uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerce davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece kararın gerekçesi düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 08/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı. T.G