Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/20040 E. 2016/5342 K. 24.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20040
KARAR NO : 2016/5342
KARAR TARİHİ : 24.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili, takibe konu ilamın müvekkili dışındaki bir kısım sanıklar yönünden Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nce bozulduğunu, müvekkili yönünden ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğini, Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen kararda da borçlu yönünden tazminatla ilgili bir sorumluluk öngörülmediğini, takibe dayanak ilamın yok hükmünde olduğunu ayrıca ilamda vekil bulunmasına rağmen icra emri tebliğinin asile yapılmasının usulsüz olduğunu, ilamda sanıkların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesine rağmen, sadece müvekkili hakkında icra takibi yapılması nedenleriyle takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı sebebi ile düşmesine karar verilen … yönünden anılan hükmün 09/02/2012 tarihinde kesinleştiği, yeni kurulan hükümde onun yönünden mahkumiyet kararı tesis edilmediği halde, alacaklı vekili tarafından aleyhine icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz’in 2014/7748-2015/1077 Esas ve Karar sayılı ilamı “Ceza muhakemesindeki özel şahıslar hakkında hükmedilmiş tazminata ve geri verilecek eşyaya ilişkin hüküm fıkrasının, İİK’nun da yazılı esaslar dairesinde infazı mümkün olduğundan, ilamın tazminata ilişkin bölümü geçerli olup, İİK’nun 39. maddesinde ilama dayalı takipler için düzenlenen zamanaşımı süresi geçmemiştir.” gerekçesi ile hüküm bozulmuş, Mahkemece, bozma kararına uyularak verilen karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takipte sadece borçlu olarak şikayetçi … gösterilmiş ve dayanak ilamda hükme bağlanan 144.051,00 TL tazminat alacağı ve faizi talep edilmiştir.Takip tarihi itibarıyle takip dayanağı yapılan 04.11.2006 tarih 2005/284 Esas- 2006/577 Karar sayılı ilam
geçirdiği aşamalar sonucunda en son Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 2011/14199-4453 Esas ve Karar sayılı ilamı ile şikayetçi borçlu … hakkında 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve104/2 maddeleri gereği kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verilmiştir. Bozma sonrası takip tarihinden önce hükme bağlanan 04.04.2013 tarih …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/92 Esas 2013/368 sayılı kararın 8. bendinde “…144.051,00 TL maddi tazminatın, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile katılana verilmesine” karar verildiğine dair açık hüküm kurulmuş olup, şikayetçi … hakkında mahkumiyet hükmü bulunmadığı adının da tazminat sorumluları içinde sayılmamış olması nedeniyle ilamdaki tazminattan da sorumlu olduğu düşünülemez. Bu nedenle borçlu … hakkındaki takibin iptaline yönelik talep yerinde olup, Dairemiz’in 20.01.2015 gün 2014/7748 Esas 2015/1077 sayılı bozma kararının gerekçesi somut olaya uygun değildir. Bozma kararımız maddi hataya müstenit bulunduğundan, aleyhe bozma yasağı da düşünülemez ve karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Açıklanan sebeplerle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 24.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.