Danıştay Kararı 4. Daire 2016/21522 E. 2021/377 K. 20.01.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/21522 E.  ,  2021/377 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/21522
Karar No : 2021/377

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Proje İnşaat Taahhüt Bilgisayar Tic. Ltd. Şti.’nin tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …sayılı, …tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu …sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının bir kısmı ile …sayılı ödeme emri davalı idare tarafından iptal edildiğinden söz konusu ödeme emirleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı, dava konusu …sayılı ödeme emri içeriği borçların bir kısmı için şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edilmediği, …sayılı ödeme emri içeriği borçların bir kısmı için şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiğini gösteren bir belge bulunmadığı anlaşıldığından doğrudan şirket ortağı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emirlerinin diğer kısımları yönünden ise; asıl borçlu şirkete ait haczedilen araçlara kıymet takdiri yaptırılmamış olması nedeniyle tahsil edilemeyecek borç miktarı tespit edilemediğinden, davacının hissesine göre sorumluluğu belirlenirken araçlardan tahsil edilebilecek tutarlar düşülmeden şirkete ait borçların tamamı dikkate alınmak suretiyle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı tarhiyatlara karşı dava açılmadığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, mahkeme kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ile …sayılı ödeme emrinin 1, 7 ila 11, 14, 15, 16, 20 ila 25, 28, 29 sırasındaki ve …sayılı ödeme emrinin 3 ve 4. sırasındaki takiplere ilişkin kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Kararın dava konusu ödeme emirlerinin diğer kısımlarına yönelik temyiz istemine gelince;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Kanundaki Terimler” başlıklı 3. maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiş, tahsil edilemeyen amme alacağı terimi, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacakları olarak, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi ise amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacakları şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, (7061 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında (7061 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli) 7 gün içinde dava açabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, … Proje İnşaat Taahhüt Bilgisayar Tic. Ltd. Şti.’ne ait amme alacağının tahsili imkanı kalmadığından bahisle davacı adına şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda tespit edilen şirkete ait …ve …plakalı araçlara haciz konulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece her ne kadar asıl borçlu şirkete ait haczedilen araçlara kıymet takdiri yaptırılmamış olması nedeniyle tahsil edilemeyecek borç miktarı tespit edilemediğinden, davacının hissesine göre sorumluluğu belirlenirken araçlardan tahsil edilebilecek tutarlar düşülmeden şirkete ait borçların tamamı dikkate alınmak suretiyle davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, asıl borçlu şirkete ait …ve …plakalı araçlar üzerine davalı idarece haciz konulduğu, ancak araç üzerinde vergi dairesinden önce birçok haczin bulunduğu, dava konusu ödeme emirlerindeki amme alacağının tutarı da dikkate alındığında araç satışı ile elde edilecek paranın garameten taksimi durumunda dahi davalı idarece tahsil edilecek tutarın amme alacağını karşılamayacağı açıktır.
Bu itibarla, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ile …sayılı ödeme emrinin 1, 7 ila 11, 14, 15, 16, 20 ila 25, 28, 29 sırasındaki ve …sayılı ödeme emrinin 3 ve 4. sırasındaki takiplere ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının dava konusu ödeme emirlerinin diğer kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.