Danıştay Kararı 4. Daire 2016/324 E. 2021/281 K. 18.01.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/324 E.  ,  2021/281 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/324
Karar No : 2021/281

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2008/2,4,5,7,9,10,11 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefleri …. ile … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden düzenledikleri faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sahte belge kullanımı yönünden incelenen davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile davacının uyuşmazlık konusu tarhiyata neden olan sahte faturaları alarak defterlerine kaydettiği ve faturalarda yer alan katma değer vergilerini indirim konusu yaptığı hususlarının somut tespitlerle ortaya konulduğu, gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın katma değer vergisi indiriminden yararlanılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde …’ dan alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin ileri sürdüğü nedenler, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Mahkeme kararının; Bekir Yazar’ dan alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı şirketin ihtilaflı dönemde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen …. tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; … tarihinde toptan inşaat malzemeleri satışında bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, işe başlama yoklamasında işyerinin 25 metrekare ve kiralık olduğu, mükellefin ambarı, depo, ardiye ve şubesinin bulunmadığı ve işçi çalıştırmadığının saptandığı, mükellefe işyeri ve ikamet adreslerinde ulaşılamaması nedeniyle 14/02/2013 tarihli defter-belge isteme yazısının tebliğ edilemediği, bu nedenle incelemenin tarh dosyası üzerinden yapıldığı, 2008 ve 2009 yılına ait gelir vergisi beyannamelerini verdiği, izleyen dönemleri ise vermediği, KDV geçici vergi stopaj vergisi ve katma değer vergisi beyannamelerinde yüksek matrah beyan etmesine rağmen ödenecek KDV’nin ya çok cüzi miktarda çıktığı ya da hiç çıkmadığı, defter ve belgelerinin anlaşmalı matbaada bastırıldığı, 2008 yılına ait işletme defterinin tasdikli olmadığı, vadesi geçmiş ve bugün ödemesi gereken 37.733,94 TL vergi borcunun bulunduğu, mükellefin ortak ve/veya müdür olduğu şirketlerden 3 tanesi hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme nedeniyle raporlar bulunduğu, 2008 takvim yılına ilişkin vermiş olduğu gelir vergisi beyannamesinde bulunan işletme hesap özetinde, dönem içinde 1.437,605,00 TL hasılat elde ettiğini beyan etmesine rağmen, aynı dönemde mükelleften mal aldığını bildiren mükelleflerin bildirimin 4.394.186,00 TL olduğu, 2008 takvim yılında mükelleften 4.394.186,00 TL tutarında mal ve hizmet alındığı tespit edilmesine rağmen, aynı dönemde mükellefe 174.002,00 TL tutarında mal veya hizmet sattığını beyan eden mükelleflerin olduğu, 2009 takvim yılında 5.085.366,00 TL satış beyan etmesine rağmen karşı bildirimde bulunan mükelleflerce 6.614.667,00 TL alış beyan edildiği, mükellefin 31/12/2009 tarihinde mükellefiyetinin terk tarihinden sonra da mükelleften mal aldığını beyan eden mükelleflerin olduğu, şirket müdürünün ortak ve müdür olduğu şirketlerden 3’ü hakkında sahte fatura düzenlemeden dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, mal alındığı beyan edilen mükellefler hakkında sahte belge düzenlemekten olumsuz tespitlerin bulunduğu, dolayısıyla mükellefin işe başlama tarihi alan 16/04/2008 tarihinden itibaren düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, mal alındığı beyan edilen mükellefler hakkında sahte belge düzenlemekten olumsuz tespitlerin bulunması, yüksek tutarlı matrah beyan etmesine rağmen bununla uyumlu iş hacmine sahip olmaması , beyan ettikleri KDV matrahları ile kendilerinden mal alanların verdiği Ba formlarının karşılaştırılmasından aralarında çok farklar bulunması hususları dikkate alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup, Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, …’ dan alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …’ dan alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.