Danıştay Kararı 4. Daire 2016/18274 E. 2021/234 K. 14.01.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/18274 E.  ,  2021/234 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/18274
Karar No : 2021/234

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Peyzaj İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/10 ve 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının fatura aldığı Galata Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki vergi tekniği raporlarında, mükellefin ihtilaflı dönemde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, düzenlediği faturaların sahte olduğuna ilişkin yapılmış somut bir tespit bulunmadığından re’sen tarhedilen cezalı tarhiyatta ve somut bir tespitte bulunulmaksızın, varsayıma dayalı olarak kesilen ve yasal dayanağı olan kanuni hükmün öngörülüş amacına uygun olarak kesilmeyen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, 2010 dönemi hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi neticesi tanzim edilen vergi inceleme raporunda, davacı tarafından alınan sahte faturaların yasal defter ve kayıtlarına geçirilerek söz konusu faturalarda yer alan KDV’nin indirilecek KDV olarak dikkate alındığı tespit edildiğinden, yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının, cezalı tarhiyatlara ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı şirkete fatura düzenleyen Galata Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve ….sayılı Vergi Tekniği Raporunda, mükellefin 05/06/2010 tarihinde hırdavat elektrik malzemeleri toptan pazarlama faaliyeti amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği, 17/05/2011 tarihinde işi bıraktığı, 24/06/2010 tarihli yoklamada iş yerinin 30 m² büyüklüğünde ve kira olduğu, tespit tarihi itibariyle çalışan personelin olmadığı, iş yerinde büro malzemeleri, raflar ve bir miktar ticari emtia bulunduğu hususlarının tespit edildiği, işi terk etmesi sebebiyle ikametgah adresine gönderilen defter ve belge ibraz yazısının eşi imzasına tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediği, mükellefin 2010-2011 yıllarında Ba-Bs formlarını vermediği, başka mükellefler tarafından da mükellefe mal veya hizmet satışına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, diğer mükelleflerin Ba formları ile 2010 yılı için 559 belge karşılığında 11.424.258,00 TL tutarında mal/hizmet aldığına dair bildirimlerinin bulunduğu, buna karşın mükellefin ilgili yıl katma değer vergisi beyannamelerindeki matrah toplamının 2.025.308,35 TL olduğu, mükellef hakkında mal veya hizmet satışı olmaksızın komisyon karşılığında sahte belge ticareti yapmak amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği yönünde isimsiz ihbarların bulunduğu, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği elemanlarınca 28/01/2011 tarihinde …. Ticaret (…) isimli iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen belgeler içerisinde … adına basılmış ve 2010 yılında tanzim edilmiş 30 adet dolu ve 9 adet boş irsaliyeli fatura ve 2 adet kaşenin olduğu, söz konusu irsaliyeli faturaları basmış görünen … Matbaacılık Kağıtçılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından şahıs adına irsaliyeli fatura değil fatura basıldığı, basılan fatura örneği ile aramada ele geçirilen irsaliyeli faturaların karşılaştırılması sonucu bariz farklılıklar olduğunun görüldüğü hususlarına yer verilerek, mükellefin düzenlemiş olduğu faturaların sahte olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin ve dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden, mükellefin 11.424.258,00 TL hasılat elde edecek ticari organizasyona sahip olmadığı, Ba-Bs formları arasında önemli tutarda uyumsuzluğun bulunduğu, bir kısım faturalarının başka bir mükellefin işyerinde ele geçirilmiş olduğu, hakkında sahte belge düzenlediği yönünde ihbar bulunduğu, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği dikkate alındığında, mükellefin uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal ve hizmet karşılığı düzenlenmediği anlaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının, cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.